18 Nisan 2024

Kitaplara Adanan Bir Hayat Nevzat Kaya

Gelenekleşen KOCAV Üstad ziyaretlerinde sıradaki adres Süleymaniye Yazma Eserler Kütüphanesi Eski Müdürü Nevzat Kaya oldu. KOCAV bünyesinden çeşitli yaşlarda ve çeşitli alanlarda çalışan gerek hocalarımız, gerekse öğrencilerimizin iştirakı ile gerçekleştirilen ziyaretimizde hem hocamıza vefa borcumuzu ödeyip hem de engin deneyimlerinden sohbetler eşliğinde istifade ettik.

İstanbul’un en güzel semtlerinden birinde çok güzel bir apartman dairesinin kitaplarla çevrili bir odasında karşılıyor bizi Nevzat Kaya. Selamlarla ve ikramlarla başlayan ziyaretimiz gittikçe derinleşiyor. Zamandan zamana, mekandan mekana atlanıyor sohbet içinde. Hocamızın gençlik yıllarını dinliyoruz önce. Lise eğitimini Erzurum’da imam hatip lisesinde bitirmiş hocamız. Daha sonra lisans eğitimini tamamlayarak öğretmen olmak istediğini ama dönemin şartlarında imkanı olmadığını anlatıyor. Sonraları Atıf Efendi kütüphanesinde kütüphanecilik hayatına başlayan hocamız ilerleyen dönemlerde doktorasını da tamamlıyor.

Kütüphanecilikten bahsettik fakat hocamız gördüğümüz çoğu insandan farklı bir özelliğe sahip. Süleymaniye Yazma Eserler Kütüphanesinde müdürlük yaptığı sırada, dostları hocamızın hiç odasında durmadığını anlatıyor. Bunu teyit eden Nevzat hocamız kütüphanecilik mesleğinin aşk ile yapılması gerektiğini söylüyor. Ne zaman kütüphaneye girse her yeri gezip en son odasına girdiğini, orada da çok durmayıp sürekli araştırma yapan insanlarla birlikte olduğunu söylüyor.

Kütüphaneciliğin ve çalışkan bir kişiliğe sahip olmanın başka getirileri de var tabi. Hocamız sohbetin ilerleyen yerlerinde gerek Fuat Sezgin ile gerekse Süheyl Ünver ile olan arkadaşlıklarından ve anılarından bahsediyor bize. Almanya’dan gelecek bir külliyat için para bulunamadığını ve Fuat Sezgin’i öne çıkarak bu eserlerin ülkeye gelmesine yardımcı olduğunu iletiyor. Sonrasında ise Süheyl Ünver’in ne kadar çalışkan olduğunu ve kendinin çalışmadığı bir anı görünce ne kadar sinirlenip eline bir kitap tutuşturduğunu aktarıyor hocamız.

Sohbetin ilerleyen bölümlerinde bütün dinleyicilere ve okuyuculara öğütler veriyor. Bir kütüphaneci olarak fişleme yapmanın ve not çıkarmanın ne kadar önemli olduğunu vurguluyor. Tek bir kağıt üzerinden nasıl not alınıp sistemle tasnif edilebileceğini anlatan hocamız kendinin de hasta olmasına rağmen okuduğunu gösteriyor. Sohbetin sonunu sohbetin güzelliğine yaraşır bir beyitle getiriyor hocamız;

Hemrahım idin bu yolda ey mah

Hemrahı bırakıp gider mi hemrah

Mustafa Haluk GÜLTEKİN

(İhtisas II)