8 Haziran 2026

İran’dan Turan’a Türküler ile Haykırış

Vakıf Mütevelli Heyeti Üyemiz, Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Sayın Prof. Dr. Mehmet Akif Okur 10 Nisan 2026 Cuma günü, Hacı Arif Bey Konağı’nda düzenlenen Divan Sohbetlerinde konuğumuz oldu. Okur, kültürün ve türkülerin toplumların siyasi ve sosyal olaylara karşı ortaya koydukları tepkilere etkisi üzerine çok kıymetli bilgiler sundu.

Günümüz Toplumlarında Milli Kültür İnşası

Divana başlarken, Türkiye’de millilik ve yerlilik kavramlarının çok konuşulmasına karşın bu milliliğin somut göstergesinin geleneğin yaşatıldığı simge yapı ve eserler olduğuna değindi. Günümüzde rafine milliyetçiliğin bu eser ve simgeler üzerinden yapıldığını aktardı. Okur örnek olarak; Harry Potter film serisinin tamamen İngiliz geleneğini ve kültürünü hiç zikretmeden satan bir kurgu olduğuna değindi. Bunun gibi yapımlar sayesinde liberal genç kuşakların ruhuna kültürlerini zerk ettirdiklerinden bahsetti.

Savaşın Gölgesinde İran’da Türkülerin Gücü

Okur, Ortadoğu bölgesindeki son gelişmelere binaen; Trump’ın çok yakın bir tarihe kadar bir barış kurulu “Board of Peace” kurma iddiası olduğuna, ancak gelinen noktada İran medeniyetinin yok edileceğine dair açıklamalar yaptığına değindi. Okur, tam bu noktada Trump’ın yok etmek istediği İran medeniyetinin ses yönüyle öne çıktığını, yok edilme tehdidine karşın türküler ile ayakta olduklarını dile getirdiklerinden bahsetti. Okur, bölgede yaşayan İranlı sanatçıların kabak kemane ve iki telli dutar çalgısı ile çaldıkları türküleri dinletti ve İran halkının ve medeniyetinin direncinin sembolü olduğundan bahsettti.

Türk’ün Ana Yurdundan Türkülerle Haykırış

Okur, katılımcılara Mehmet Sabir Karger’in Güzel Türkistan türküsünü dinletti. Türkü’nün başlangıcında bir karga sesi geldiğine, bunun da Türkistan bölgesinde Sovyetler tarafından katledilen Ceditçilerin, döneminde Sovyet askerleri tarafından evlerinden toplandıkları siyah arabalara kara karga denmesine ithafen türküde yer verildiğine değindi. Okur, toplumların yaşadıkları acıları ve direnme duygularını zaman ve mekan değişse dahi türküler ile dile getirdiklerinden bahsetti.

İran Coğrafyasında Türk Çalgıları

Okur, son olarak dutar başta olmak üzere İran coğrafyasında yıkımın ve acının tarifini yapan müzik aletlerinin kadim Türk çalgıları olduğuna değindi. Bunun sebebi olarak da her ne kadar şu anda Türk’ ait olan çalgıların, aşina olduğumuz kültürün ve coğrafyanın farklı bir zihniyet tarafından yönetiliyor olsa dahi Turan’dan İran coğrafyasına, bu geniş bölgenin yüzyıllar boyunca Türk etki ve yönetim alanında olduğuna değinerek sözlerini noktaladı.

Sohbet Süleymaniye Camii manzaralı içilen çaylarla sona erdi.

Alperen Dalkıran (Gelişme-2)