KOCAV Ekonomi ve İş Dünyası Platformu’nun (EKİP) geleneksel hale gelen Ekonomi Divanları, 2025-2026 döneminin ilk programını 10 Ekim 2025 tarihinde Hacı Arif Bey Konağı’nda gerçekleştirdi. Bu ayın konuğu, faizsiz finansman alanında faaliyet gösteren Katılımevim oldu. Şirketin Genel Müdürü Ahmet ÖZCAN ve Genel Müdür Yardımcısı Ümit ARAP, “Finansmanda Yeni Yaklaşımlar” başlıklı sohbette Türkiye’de son yıllarda hızla gelişen tasarruf finansman sisteminin işleyişini, mevzuat çerçevesini ve geleceğini değerlendirdi.
Programın moderatörlüğünü KOCAV EKİP İcra Kurulu üyesi Sefai ERKAN üstlendi. Açılış konuşmasında Erkan, Ekonomi Divanlarının farklı sektörlerden temsilcileri bir araya getirerek Türkiye ekonomisinin dinamiklerini anlamaya yönelik bir platform sunduğunu belirtti. Bu sohbette ise finansmanın sermaye ve organizasyon boyutuna odaklanılacağını ifade etti.
Konuşmasında tasarruf finansman modelinin temellerini anlatan Özcan, sistemin özünün dayanışma ve yardımlaşma kültürüne dayandığını vurguladı. “Biz aslında bir finans şirketi değiliz, bir organizasyon şirketiyiz. İnsanların birbirine finansal dayanışma içinde destek olduğu bir sistemi yürütüyoruz.” sözleriyle modelin mantığını açıkladı. Özcan, Türkiye’de bu sistemin kökeninin geleneksel “altın günleri” ne kadar uzandığını belirterek, “Olmayan parayı organize edebilmek, aslında yeni finansın tanımıdır.” dedi.
Ümit Arap da uzun yıllar bankacılık sektöründe edindiği deneyimleriyle faizsiz finans sistemini karşılaştırmalı olarak değerlendirdi. Arap, bu modelin “sabit getirili” değil, emeğe ve paylaşmaya dayalı bir finans anlayışı sunduğunu belirtti. “Katılımcılar, birbirlerinin ihtiyaçlarını sırayla karşılıyor. Sistemin tek kazancı, organizasyon bedelidir. Bu nedenle ne fazlalık ne eksiklik vardır.” Arap, sistemin aynı zamanda gönüllü bir tercih olduğunu ifade ederek, “Bu yapıya girenler, enflasyon karşısında kısa vadeli kayıpları göze alıyor ama faizden uzak kalmayı seçiyor. Faizsizliğin getirdiği gönül rahatlığı, sistemin ruhunu oluşturuyor.” dedi.
Katılımcılardan gelen sorular arasında “sistemin güvenliği”, “enflasyonun etkisi”, “katılımcı fonlarının yönetimi” ve “faizsiz modelin sürdürülebilirliği” gibi konular öne çıktı. Özcan, bu sorulara cevaben sistemdeki fonların hiçbir şekilde faizli araçlarda değerlendirilemeyeceğini, birikimlerin katılım esaslı ürünlerde tutulduğunu ve sektörün olası krizlere karşı güçlü bir garanti fonuna sahip olduğunu aktardı.
Programın sonunda Özcan, Türkiye gibi yüksek enflasyonlu ülkelerde borçlanarak yatırım yapmanın avantajına da değindi. “TL’nin değer kaybettiği bir ortamda, ödeme gücü çerçevesinde borçlanabilen herkes aslında kazançlıdır. Faiz hassasiyeti olanlar için bizim modelimiz, bu imkânı helal dairede sunuyor.” dedi.
Yaklaşık iki saat süren Ekonomi Divanı, katılımcıların aktif katılımıyla samimi bir sohbet atmosferinde geçti. Finans sektörüne dair teknik soruların yanı sıra, sistemin toplumsal boyutuna ilişkin fikir alışverişleri de yapıldı.
HABER: Hikmet Emir UMAN (İhtisas 2)



