19 Şubat 2026

HAMDULLAH SUPHİ TANRIÖVER ÖĞRENCİ SEMPOZYUMU

KOCAV öğrenci sempozyumları, yıllardır istikrarla devam eden ve vakfımızın köklü eğitim faaliyetleri arasında yer alan programlardan biridir. 2025 Güz Dönemi’nde 34.’sü düzenlenen KOCAV Öğrenci Sempozyumu’nda bu kez Hamdullah Suphi Tanrıöver merkeze alınarak onun Türk fikir hayatına, Türk kültürüne ve edebiyat dünyasına bıraktığı izler farklı başlıklardan ele alındı.

Sempozyum programı 6 Aralık 2025 Cumartesi günü saat 13.00’te başladı ve 6 oturum, 24 tebliğden oluştu. Oturumlarda öğrencilerimiz; Hamdullah Suphi Tanrıöver’in hatiplik yönü, Millî Mücadele dönemindeki tavrı ve Ankara’ya geçişi, İstiklal Marşı’nın kabul sürecindeki rolü, Türk Ocakları’ndaki faaliyetleri, Bükreş elçiliği yılları ve Türkçülük düşüncesinin kültürel kurumsallaşmasına katkıları gibi farklı boyutları, yaklaşık iki ayı bulan hazırlık sürecinin sonunda katılımcılarla paylaştı.

Sempozyumun genel koordinatörlüğünü Sabahattin Zaim Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Necmettin Özmen üstlendi. Program, Doç. Dr. Özmen’in takdimi ile İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Abdullah Uçman’ın açılış tebliği ile devam etti.

Hamdullah Suphi Tanrıöver: Millî Mücadele’den Türk Ocakları’na Bir Fikir ve Aksiyon İnsanı

Prof. Dr. Uçman, Hamdullah Suphi Tanrıöver’i yalnızca “hatip” kimliğiyle değil; Millî Mücadele’ye fiilen katılan aydın tavrı, kültürel kurumsallaşmaya verdiği önem ve Türk Ocakları’ndaki rolü üzerinden değerlendirdi. Prof. Dr.  Uçman’ın tebliğinde Tanrıöver’in hayatına dair birkaç nokta özellikle öne çıktı. Bunlardan ilki, İstanbul’un işgali atmosferinde kaleme aldığı ve İstanbul’dan Ankara’ya geçiş kararını da anlamlandıran “Köşe Minderi” yazısıydı. Prof. Dr. Uçman, Tanrıöver’in işgal günlerinde Beyazıt civarında karamsar bir ruh haliyle dolaşırken gördüğü bir manzara üzerinden yaşadığı sarsıntıyı, ardından Süleymaniye’de yaptığı “nefis muhasebesi”ni ve nihayetinde ailesini geride bırakarak Millî Mücadele’ye katılma iradesini, bu metnin taşıdığı güçlü sembolik çerçeve içinde aktardı. Bu anlatının Tanrıöver’i sadece bir hatip değil, kriz anında sorumluluk alan bir “fikir ve aksiyon insanı” olarak okumayı mümkün kıldığını ifade etti.

Prof. Dr. Uçman, yarışma sürecinde ödül meselesi nedeniyle uzak duran Mehmet Akif’i ikna etmede Tanrıöver’in belirleyici rolüne dikkat çekerek İstiklal Marşı’nın TBMM’de kabulü sırasında metnin alkışlar eşliğinde okunması ve bu kabulde Tanrıöver’in üstlendiği işlevi vurguladı. Tanrıöver’in kurumsal etkisi ise özellikle Türk Ocakları üzerinden ele alındı. Prof. Dr. Uçman, Tanrıöver’in “efsanevi reis” olarak anılmasının arkasında, 1912’den 1932’ye uzanan dönemde Türkçülüğün kültürel ve fikri zemininin güçlendirilmesi, dil birliği–fikir birliği–vatan birliği ekseninde yürütülen çalışmalar ve memleket sathında genişleyen teşkilatlanmanın bulunduğunu işaret etti. Türk Ocakları’nın kapatılmasıyla birlikte Tanrıöver’in duyduğu rahatsızlığa, ardından Bükreş elçiliği döneminde yürüttüğü faaliyetlere ve Gagavuz Türkleriyle kurduğu temaslara da değindi.

Prof. Dr. Uçman, konuşmasında ayrıca Tanrıöver’in İstanbul’a dönüşünden sonra Horhor’daki konakta tuttuğu ziyaretçi defteri üzerinden, dönemin edebiyat ve siyaset dünyasının izlerini taşıyan önemli bir hatıra katmanını da paylaştı. Bu defterin imzalı sayfalarının kültür tarihi açısından kıymetini vurgulayan Prof. Dr. Uçman, söz konusu malzemenin yayımlanmasının “kalıcı bir kültürel kazanım” olabileceğini belirtti.

Sempozyum Tebliğleri

Sempozyumun birinci oturumu Hamdullah Suphi Tanrıöver’in “Resmi Görevleri” başlığı ile yapıldı. Abdullah Yasin Güler’in oturum koordinatörü olduğu bu fasılda Hakan Aydın oturum başkanlığı yaptı. Gerçekleştirilen oturumda Hamdullah Suphi Tanrıöver’in Darülfünun’da, Türk Ocağı’nda, Millî Eğitim Bakanlığı’nda ve Bükreş Büyükelçiliği’nde yerine getirmiş olduğu resmi görevleri ve bu sıradaki faaliyetleri ele alındı. Hamdullah Suphi Tanrıöver’in hem siyasi hem de kültürel alanda önemli görevler üstlendiğinden bahsedildi. 

İkinci oturumun konusu ise Hamdullah Suphi Tanrıöver’in “Makale ve Nutuklarında Görüşleri” idi. Enes Yıldırım’ın koordinatörlüğünü üstlendiği bu fasılda Mustafa Haluk Gültekin oturum başkanlığı yaptı. Bu oturumda “din anlayışı”, “milliyet anlayışı”, “medeniyet-kültür anlayışı” ve “eğitim anlayışı” olmak üzere dört farklı başlık ele alındı. Hamdullah Suphi Tanrıöver’in makale ve nutuklarında dinin toplumsal birlik açısından önemli bir unsur olduğu ve eğitimin milli bilinç kazandırmada temel bir araç olduğu yönündeki görüşlerine değinildi. 

Üçüncü oturumunun konusu “Millî Mücadele” başlığı idi. Bu fasılda Merve Öksüz koordinatörlüğü eşliğinde Hatice Feyzan Ay oturum başkanlığı yaptı. Bu oturumda Hamdullah Suphi Tanrıöver’in Millî Mücadele’ye katkıları, İstiklal Marşımızın yazılışı ve kabul sürecindeki katkıları, Sultanahmet mitinglerindeki etkileyici konuşmaları ve tarih anlayışı ele alındı. Oturum başkanı, Hamdullah Suphi Tanrıöver’in İstiklal Marşı’na verdiği önemin milli ruhun yansımasındaki en güçlü örneklerden biri olduğunu vurgulayarak sözlerini toparladı ve oturumu sonlandırdı.

Buğra Tepe’nin başkanlık yaptığı dördüncü oturumda ise Meryem Karakulak koordinatörlüğü ile Hamdullah Suphi Tanrıöver’in “Siyasi Görüşleri” başlığı altında komünizme dair görüşleri, siyasi faaliyetleri ve siyasi partilerle ilişkileri Mustafa Kemal ile ilişkileri ve inkılaplarına bakışı, Türk Birliği anlayışına değinildi. Sempozyum konuşmacılarından Keremcan Karagülleoğlu, Hamdullah Suphi Tanrıöver’in Türk Birliği anlayışının siyasi bir yayılmacılık değil; dil ve kültür temelli bir birlik olduğu üzerinde durdu.

Sonrasında Hamdullah Suphi Tanrıöver’in “Edebi Kişiliği” başlıklı beşinci oturum başladı. Bu oturumda yazarın “Dil Anlayışı” “Namık Kemal ve ona dair görüşleri” “Mizah Yazarlığı” “Şiirleri ve şiirlerinde temalar” başlıklarından bahsedildi. Oturum başkanlığını Didem Nur Tabur’un üstlendiği bu fasılda Tuğçe Kabakçı oturum koordinatörlüğü yaptı. Konuşmacı Baturalp Saklı yazarın şiire bakışını aktardı. Hamdullah Suphi Tanrıöver şiir yeteneğini Ahmet Haşim’inki ile kıyaslayarak şiiri ona bıraktığını, buna karşılık hatiplikte daha üstün olacağına inandığı için bu alana yönelmeyi tercih ettiğine dair sözlerine değinildi. 

Sempozyumun son oturumuna gelindiğinde “Hakkında Yazılanlar” başlığı altında “Hamdullah Suphi Tanrıöver ve anıları” “Türk Yurdu Dergisi” “Türk Yurdu Dergisinin Özel Sayısı” ve “Hamdullah Suphi Tanrıöver’in Türk Milliyetçiliği Tarihindeki Yeri” konuşuldu. Oturumda Betül Sancaktar başkanlık yaptı ve Yusuf Bilal Akkaya koordinatörlüğü üstlendi. Oturum konuşmacılarından İpek Demirer sunumunda Mustafa Baydar’ın “Hamdullah Suphi Tanrıöver ve Anıları” adlı eserini ele aldı. Oturum başkanı sempozyumun son faslını Hamdullah Suphi Tanrıöver’in fedakarlığı ile Türk dünyasına olan bağlılığını vurgulayan sözlerle tamamladı. KOCAV 34. Öğrenci Sempozyumu tebliğ sunan arkadaşlara sertifikaları takdim edilerek sona erdi.

Katılımcıların Tebliğlere Dair Görüşleri

Hamdullah Suphi Tanrıöver, konulu bu sempozyuma katılmak benim için eğitici ve ilham verici oldu. Türk büyüklerimizin düşüncelerinin önemini anladığımız bu devirde Hamdullah Suphi üzerine bir sempozyum yapılması şahsımca millete hizmettir. Bu bilinçte hazırlanan oturumlar benim için verimliydi. Türk Yurdu dergisi ve kitaplarını dinlerken inceleme fırsatı buldum. Bu da dinlemeyi daha ilgi çekici hale getirmişti. Tebliğ sunanların hitap ve bakış açısı farklılıkları  aynı olaydan farklı çıkarımlar elde edilmesini sağladı. Emeği geçen arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunarım.

Şeyda GÜLTEKİN / İHTİSAS 2

Sempozyum bilgi akışı doğrultusunda çok verimliydi. Hamdullah Suphi Tanrıöver’i ismen tanıyor olmama rağmen sempozyum sayesinde daha kapsamlı bilgiler edindim. Sempozyumda söz alan herkesin konuyla ilgili yeni bilgiler sunması çok güzeldi. Bu tür etkinliklerin edebiyatımızın önemli isimlerini tanıtmanın yanı sıra milli bilincin de gelişmesine yardımcı olduğunu düşünüyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ederim.

Meryem Nur UMAN / GİRİŞ 1

Hamdullah Suphi Tanrıöver Sempozyumu hem sanatçı kimliği hem de devlet adamlığı arasındaki kusursuz bağı anlamak açısından ufuk açıcı bir sempozyumdu. Özellikle eserlerindeki dil işçiliği ve bağımsızlık sembolümüz olan İstiklal Marşı üzerindeki emeğinin işlenmesi, bu etkinlikle birlikte milli hafızamızı tazeleyen çok değerli bir katkı sundu.

Serhat BİNİCİ / İHTİSAS 2

Emeği geçen kıymetli hocalarımıza, 34. KOCAV Öğrenci Sempozyumunda tebliğ yapan değerli arkadaşlarımıza, oturum başkanları ve koordinatörlerine son olarak saygıdeğer dinleyicilerimize teşekkür ediyoruz.   

HAZIRLAYANLAR:

Elif Naz YILMAZ / İHTİSAS 1

İzzet HOŞGÖR / İHTİSAS 2

Ayşe CERİT / İHTİSAS 2