1 Mayıs 2026

Cumhuriyet Döneminde Türk Romanında Temalar

100. Yılında Cumhuriyet Dün-Bugün-Yarın üst başlıklı Konferans/ Panel/ Açıkoturum dizisinin “Cumhuriyet Döneminde Türk Romanında Temalar” konferansı 9 Mart 2024 tarihinde KOCAV Erol Güngör Kültür Merkezi Ömer Lütfi Mete Salonu’nda gerçekleştirildi. Programın moderatörlüğünde Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ümran Ay yer alırken, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necmettin Özmen Cumhuriyet Döneminde Türk Romanında Temalar üzerine konuşmasını gerçekleştirdi.

Prof. Dr. Ümran Ay hocamız konuya ilişkin; ‘’ Milli Mücadele Dönemi, Türk Milletinin tek yürek olarak askeri cephede kadınıyla, erkeğiyle tarih yazdığı bir dönem. 1911-1912’de başlayıp ardından I. Dünya savaşı (ki burada Çanakkale Cephesi bizler için çok önemli), Balkanlar’ın kaybı, İstanbul’un işgali diyerek ilerleyen bir süreç. Yaklaşık 11-12 yıllık süreci savaşlarla geçirdiğimiz bir dönemin arkasından Cumhuriyetin kuruluşuyla tamamlanan çok önemli bir devre.’’ sözleri ile Milli Mücadele Dönemi ve sonrasından bahsetti. Sözlerinin devamında milli mücadelenin cephe önünde bitse de cephe arkasında devam ettiğini ve yazarların, şairlerin bu dönemde milli mücadeleye ilişkin önemli katkı ve çabalarının olduğundan söz ederek konuşmasını Doç. Dr. Necmettin Özmen hocamıza bıraktı.

‘’Edebiyatı hayattan ayırmak mümkün değil. Hayatta ne varsa edebiyata da o yansıyor.’’

Doç. Dr. Özmen, konuşmasına; ‘’Edebiyatı hayattan ayırmak mümkün değil. Hayatta ne varsa edebiyata da o yansıyor. Hayatımızda ne varsa Divan Edebiyatına da Milli Edebiyata da Cumhuriyet Edebiyatına da o yansıdı.’’ Sözleri ile başladı. Milli Mücadele Döneminin edebiyatı etkilediğini ve edebiyata şekil verdiğini söyledi.

Konuşmasının devamında yeni kurulan ve eskiyi eleştiren Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden söz etti. Cumhuriyetin benimsenmesi ile romanlarda da eskiye olan eleştiri ele alındı ve cumhuriyetin nasıl kurulduğuna ilişkin konulara yer verildi. Özellikle İlk dönem Cumhuriyet romanlarının tezli roman olması, romanın niteliğini düşürdü. Çünkü tezli romanda önceden kabul edilen bir durumdan hareketle kaleme alınması durumu vardı. Bu da o romanın kalitesini düşürdü, bu konuya ilişkin Doç. Dr. Özmen; Sinekli Bakkal, Kiralık Konak, Abdülhamit Düşerken, Üç İstanbul kitaplarını örnek olarak verdi.

Doç. Dr. Özmen; ‘’Cumhuriyet dönemi Türk Romanında eskiye eleştiri olduğu kadar yeni devlet yüceltildi. Kurulan bu devletin başında Mustafa Kemal, ideal olarak en iyi şekilde gösterilen lider oldu. Yeni dönem yazarları kendisini masum gördü ve yeniyi yerleştirme çabası içerisinde oldu. Roman, bu anlamda yeniyi aktarmada kullanılan güçlü bir araç oldu’’, ifadelerine yer verdi.

Cumhuriyetin aktarıcısı olan münevverlerin arasında öğretmenlerin de bulunduğunu, öğretmenlerin doğru, ideal olanı aktardığını söyleyen Doç. Dr. Özmen, Romanlarda eski eğitim anlayışı olan medrese eğitiminin yok edilmek istendiğini anlattı. 

Cumhuriyet’in ilk yıllarında görülen eskiye karşı çıkma durumunun zamanla azaldığına, eski olanın da iyi taraflarının görülmeye başlandığına değinerek romanların nitelik olarak da daha iyi hale geldiğini belirten Doç. Dr. Özmen, sözlerine Cumhuriyet Dönemi edebiyatında tarihsel bazda siyasetin, insanların yaşam şeklinin, darbelerin, modern, post-modern ve popüler olan romanların içeriğinden bahsederek sözlerini tamamladı. Son olarak Prof. Dr. Ümran Ay hocamız; ‘’Baktığımız zaman romanımızın tarihi, siyasi-politik tarihimiz ile de iç içe. Roman, hayatımızın içinde olduğu için de hayatta olan ne varsa onlar da romana yansıyor.’’  sözleri ile programı bitirdi.

Hazırlayan: Nursena Şası (Gelişme-2)