22 Şubat 2024

Doç. Dr. Yaylagül Ceran Karataş- 28/12/2019

“Ahlak, Topyekûn İnsanın Varoluşunu İçine Alır”

Doç. Dr. Yaylagül Ceran Karataş , “ahlakın tazammunu” farklı açılardan ele alıp “yitik manzaramız” dediğimizde “yitirilen şey nedir ya da gerçekten ortada yitirilmiş bir şey var mı?” sorularına değinerek konuyu geniş bir perspektif ile ele aldı. Karataş, “Neden ahlaklı olmalıyız?” sorusunu bizlere açıkladı. Önermesini “İnsan ‘sorumlu’ bir varlıktır. Sorumlu kısmına ‘sorunlu’ kelimesini de ekleyebilirsiniz. İnsan hem sorumlu hem de sorunludur. Peki, neye karşı sorumludur? Temel olarak insanın sorumlu olacağı iki nokta vardır. İlki ve en temel sorumluluğu coğrafyasından sorumludur. ‘Bu coğrafyanın içlemi ve kaplamı nelerden oluşur’ diye sorarsak bu coğrafya, hem beşeri ve sosyal coğrafyasını hem de fiziki coğrafyasını içinde bulundurur. Doğduğumuz toprak, bu toprağın coğrafyası ve bulunduğu çağ, bizim ahlak kapsamımız hakkında çok önemlidir.” sözleriyle anlattı. Diğer önermesini “Ahlak, başkasıyla karşılaşmayla ortaya çıkar.” sözüyle ele aldı.

İnsan Doğası ile Tartışacağımız Şey Nedir?

Teknolojik gelişmeleri “yitik manzaramız” bağlamında ele alan Doç. Dr. Karataş, doğaya bakışımızın ölçümüzü yitirdiğimizi, fizik ve matematik ile her şeyin değerlendirildiği bir dünyada varlığımızın sadece robotik bir var olmaya doğru sürüklendiğine değindi. Teknoloji ile ortaya çıkan post-hümanist yaklaşımların bize “insandan sonra var olacak yeni insanın ortaya çıkışı”nı söylediğini ifade etti. Karataş konuşmasını “Ahlak, topyekûn insanın varoluşunu içine alır. Bu varoluş sadece kalbi ya da rasyonel bir varoluş değildir; geçmişten şimdiye, şimdiden geleceğe, zamandaki üç boyutuyla ve mekândaki boyutuyla insanın değerler üreten bir varlık oluşunu ele alır. Yitirdiğimiz manzara ise içinde bulunduğumuz süreçte manzaranın kendisi değil, manzaraya bakışımızdır. İnsanın olduğu her yerde her zaman iyi ve kötü bir arada olmuştur. Tarihsel olarak baktığımızda da her zaman iyi ve kötünün bir savaşını görürüz. Bazen iyi, bazen kötü kazanır. Bu iyi ve kötünün kazanmasıyla ilgili olan şey ise manzaraya bakışımız ile ilgili. İçinde bulunduğumuz konum içerisinden insanı, nesneyi nasıl değerlendiriyoruz diye sorduğumuzda manzaranın durduğunu, aslında bizim dönüşüme uğradığımızı söyleyebiliriz. Bu yüzden doğamıza uygun olana eğilmek, manzarayı yerli yerinde seyredebilmek için ahlaklı olmalıyız.” Sözleriyle sonlandırdı.

Hazırlayan

Aylin AYKUT (İhtisas 2)