3 Nisan 2026

KOCAV GELENEKSEL İFTAR PROGRAMI GERÇEKLEŞTİ

Genel İftar

KOCAV genel iftar programı 28 Şubat 2026 Pazar günü, Eresin Hotel’de, Vakıf meclis üyeleri, mütevelli heyeti üyeleri, Vakıf yönetimi; Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi, Düşünce, Rengahenk ve KOCAV Bülteni üyeleri, vakfın mevcut öğrencileri ve vefakar mezunları ile yaklaşık 500 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Samimi ve keyifli sohbetlerle geçen iftarın akabinde Galatasaray Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler 2. Sınıf öğrencisi Alperen Dalkıran, yemek sonrası vakıf duamızı etti.

Ardından Vakıf Başkanımız Av. Dr. Ali Ürey, kürsüye gelerek iftar programının kapanış konuşmasını yaptı;

‘’ Kültür Ocağı vakfının değerli mensupları, Öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum. Daha düne kadar Kültür Ocağı Vakfı’nın kendi binasında şahit olduğumuz ve dinlediğimiz duayı bugün Alperen kardeşimizin ağzından burada da dinledik. Ne kadar güzel bir dua değil mi? Bu vesile ile bu duanın müellifi olan Ahmet Pak kardeşimize huzurlarınızda teşekkür ediyorum. İnşallah bu millet, bu ocak, bu duada belirtilen sıfatların hepsine sahip olur.

Değerli dostlar, dün, bugünü düşünürken ‘’Acaba.’’ dedim, ‘’Yarın akşam Müslümanların kanlarının akmadığı bir iftar sofrasında olabilecek miyiz?’’, bunu düşünerek dün yatağa girdim. Dün itibariyle de Doğu Türkistan’da veya İslam coğrafyasının başka yerlerinde zulüm olsa da yine de bir önceki dönem de Gazze’de yaşandığı gibi katliamların olmadığı bir dönemdi.  Gönlümden geçen, ‘’İnşallah yarın ağız tadıyla bir iftar yaparım.’’ diyordum ama maalesef o da olmadı. Sabah kalktım televizyonu açtım ki İslam coğrafyası yine bombalar altında. Bir İslam ülkesinden bir İslam ülkesine füzeler fırlatılıyor, akan yine Müslümanın kanı, yıkılan yapılar yine Müslümanların yapısı.

Öyle bir dönemden geçiyoruz ki artık hakkın hukukun hiçbir öneminin kalmadığı, güçlü olanın dünyanın dört bir yanında her istediğini yaptığı bir dönemden geçiyoruz. Durum böyle olunca ‘’Bugün ne konuşalım?’’ diye zihnimden geçirdiğimde aslında konuşacak bir şeyin kalmadığını gördüm. Gerçekten de içinde yaşadığımız çağ, içinde yaşadığımız dünya ve hepsinden de kötüsü içinde yaşadığımız İslam coğrafyasında konuşulacak hiçbir şey kalmadı.

Ama ben yine de Ramazan aylarını seviyorum. Ramazanlar on bir ayın sultanı. Ancak son yıllarda biraz daha fazla seviyorum Ramazan’ı çünkü Türkiye’nin dört bir yanından KOCAV ailesi bir iftar sofrasında buluşuyor ve bu akşamı şölene dönüştürüyor. Gerçekten bugün Ankara’dan gelen arkadaşlarımı gördüm, Sayın Selçuk Aslan Valimiz burada, Sayın Feridun Keşir burada, Bakanımız Şuay Alpay burada, Isparta’dan gelen ağır ceza mahkemesi başkanımızı gördüm, Balıkesir’den gelen hukukçu kızımızı gördüm… yani şu an Türkiye’nin dört bir yanından KOCAV ailesi bu salona dolmuş, adeta aşmış durumda. Bu da bizim iftarlarımızın, KOCAV ailesinin bir araya geldiği, hasret giderdiği bir şölene dönüştürüyor. Bu sebeple son zamanlarda Ramazanları daha çok sevmeye başladım. İyi ki KOCAV var, İyi ki bu sofra var, iyi ki sizler varsınız ki dünyada yaşanan zulmü bir an bile olsa unutabiliyoruz.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Ramazan’a eriştiren Allah, bayrama da eriştirir İnşallah. Tabii bu arada, geçen Ramazan aramızda olup bu Ramazan’a erişemeyen dostlarımız oldu. Onların mekanları cennet olsun.

Hepsinden önemlisi Bircan Eresin ağabeyimiz var, bir dönem bu otelin de sahibiydi. Bugün, bu sofranın kurulmasında da hatta üniversitedeki maliyetlerinin bile altında kurulmasında katkısı olan Bircan ağabeyimizin bir oğlu vefat etti. Ona da bu vesile ile Allah’tan rahmet diliyorum. Zor acı evlat acısı. Allah göstermesin diyorum. Vefat edenlerimizin Allah mekanlarını cennet eylesin, kalanlarımızı Allah nice bayramlara ve Ramazanlara ulaştırsın. Hepinizi saygıyla selamlıyorum, hayırlı akşamlar diliyorum.’’

Eresin Hotel’deki iftarın ardından hasret gidermek isteyenler, Hacı Arif Bey Konağında, Süleymaniye manzarasına karşı içilen çaylarla sohbete devam etti.

Ceyda EKİCİ (İhtisas-2)

Nursena ŞASI (İhtisas-2)