23 Mayıs 2026

“Altın Beyinli Adam” Beyaz Perdede: “Uluğbeyler: Erol Güngör” Belgeseli Galası Gerçekleşti

Kültür Ocağı Vakfı, yarım asra yaklaşan faaliyetlerinde Türk kültür ve irfan hayatına hizmet etmiş “Uluğbeyler”ini unutmamayı, onların aziz hatıralarını gelecek nesillerin zihnine nakşetmeyi bir vazife addeder. Turan Yazgan, Emin Işık, Süheyl Ünver ve Mehmet Niyazi’nin ardından “Uluğbeyler Belgesel Serisi”nin beşinci ve son halkası olan “Uluğbeyler: Erol Güngör” belgeseli, 11 Nisan 2026 akşamında İstanbul Üniversitesi Ord. Prof. Dr. Cemil Bilsel Konferans Salonu’nda muhteşem bir gala programı ile izleyiciyle buluştu. Türk sosyal psikolojisinin öncü ismi, millî düşüncenin sarsılmaz kalesi merhum Prof. Dr. Erol Güngör’ün hayatını merkeze alan bu eser; geçmişle bugünü harmanlayan yenilikçi bir sinema diliyle beyaz perdeye taşındı.

İki Yıllık Bir Prodüksiyon Maratonu ve Beş Şehirde Çekimler

KOCAV’ın yapımcılığında başlatılan bu anlamlı proje, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün desteğiyle güçlü bir prodüksiyona dönüştü. Arkasında böyle güçlü bir yapı olması, belgeselin sadece İstanbul sınırlarında kalmayıp Erol Güngör’ün hayatına dokunan tüm coğrafyalara uzanmasına, teknik altyapının üst seviyeye taşınmasına ve Türk fikir hayatının bu abide şahsiyetinin hak ettiği kalitede bir eserle anılmasına olanak tanıdı.

Proje Danışmanlığını Erol Güngör’ün eşi Prof. Dr. Şeyma Güngör’ün üstlendiği belgeselin sadece ön araştırma süreci yaklaşık altı ay sürdü. Kökleri Erol Güngör’ün doğup büyüdüğü topraklara kadar uzanan çekimler; İstanbul, Konya, Kırşehir, Ankara ve İzmir olmak üzere beş farklı ilde gerçekleştirildi. Yaklaşık iki yılı aşkın bir süreye yayılan bu büyük prodüksiyon maratonunda, Güngör’ü yakından tanıyan talebeleri, akademisyenler, ailesi ve dostlarından oluşan 25 farklı isimle derinlemesine röportajlar yapıldı ve 30 saati aşkın ham görüntü elde edildi.

Belgeselin Teknik Altyapısı ve Perde Arkası

Belgeselin yönetmenliğini ve senaristliğini üstlenen İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mesut Aytekin, projede klasik, durağan ve kuru bir anlatım dilinin dışına çıkmayı hedefledi. 92 dakikalık bu belgeselin görsel dünyasını ise İÜ İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi, Görüntü Yönetmeni göreviyle Doç. Dr. Onur Akyol inşa etti. Belgeselin en dikkat çekici özelliklerinden biri de kurmaca sahneler ve yapay zeka teknolojisinin etkin kullanımı idi. Erol Güngör’ün eski fotoğrafları yapay zekâ teknolojisiyle canlandırılırken, yine yapay zekâ destekli yeni sahneler oluşturuldu. Kurmaca sahnelerde rol alan genç oyuncular üzerinden, bugünün gençliği ile Erol Güngör’ün fikir dünyası paralel bir atmosferde buluşturuldu.

Bu projenin kamera arkasında gece gündüz demeden ter döken kahramanları, büyük bir vefa duygusuyla projeye sarılan geniş ve çok yönlü bir kadrodan teşekkül ediyordu. Farklı üniversitelerde eğitim gören KOCAV mensubu gençler ve vakıf üyelerinin oluşturduğu bu kadroya; çalışmaya destek veren İstanbul Üniversitesi öğrencileri ile çeşitli kurumlardan akademisyenler ve sinemacılar da omuz verdi. Disiplinler arası güçlü bir dayanışmayla çalışan bu büyük ekip, hocalarının izinden giderek “kendi alanlarının Erol Güngörleri” olma yolunda kıymetli bir sınavı hep birlikte, başarıyla verdi.

Cemil Bilsel Salonu’ndaki Gala Programı

Bu büyük emeğin taçlandığı gecede; Türk akademi camiası, kültür ve sanat dünyasının temsilcileri, KOCAV camiası ve basın mensupları bir araya geldi.

Gala gösterimi öncesi fuaye alanında sunulan ikramlar eşliğinde bir araya gelerek sohbet eden akademisyenler, öğrenciler ve konuklar, belgesel projesi üzerine değerlendirmelerde bulundu. Basın mensuplarının da yoğun ilgi gösterdiği fuaye bölümünde; belgeselin yapım ekibiyle çeşitli röportajlar gerçekleştirildi.

Saat 19.00’da davetlilerin salondaki yerlerini almasıyla birlikte programın açılış kısmına geçildi. 92 dakikalık belgesel gösteriminden hemen önce açılış konuşmaları gerçekleştirildi.

“Biz İddialı Bir Vakıfız, En İyisini Yapacağız”: Av. Dr. Ali Ürey

Gecenin ilk açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye Kültür Ocağı Vakfı Başkanı Av. Dr. Ali Ürey teşrif etti. Konuşmasına misafirlerin kadirşinaslığına teşekkür ederek başlayan Ürey, o gece orada toplanan kitlenin fikri altyapısına ve şuuruna şu sözlerle dikkat çekti: “Bu salon Erol Güngör’ü bilir. Erol Güngör’ün Türk kültürü ve düşünce hayatındaki yerini bilir. Bilmeyenler de belgesel sonrası öğrenmiş olacaklar.”

Konuşmasında projenin ortaya çıkış serüvenindeki kırılma anına da değinen Ürey, Prof. Dr. Şeyma Güngör ile aralarında geçen diyaloğu izleyicilerle paylaştı. Güngör’ün “Daha önce yapılmış belgeseller varken siz neyi farklı yapacaksınız?” şeklindeki sorusuna, vakfın duruşuyla cevap verdiklerini belirtti: “Biz iddialı bir vakıfız. Dedik ki; şu ana kadar yapılanların en iyisini yapacağız.” Ürey, bu sözün teminatı olarak daha evvel hazırlanan “Süheyl Ünver” belgeselini örnek sunduklarını ve bu sayede Şeyma Güngör’ün güvenini tazeleyerek bu mühim vazifeyi devraldıklarını anlattı.

Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğine ve katkılarına şükranlarını sunan Ürey, kürsüden özellikle mutfaktaki büyük emeğe vurgu yaptı. Kırşehir’de Güngör’ün doğduğu köyden başlayarak Konya, Ankara ve İstanbul’a uzanan; Mesut Aytekin ve ekibin Türkiye’yi karış karış gezerek ortaya koyduğu bu emeğin önemini hatırlattı.

KOCAV Başkanı Ürey, sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “İnşallah bugün izlediğimiz belgesel daha önce izlediklerimizi aşacak ve biz bugün bu salondan alnımızın akıyla, göğsümüzü gere gere Erol Güngör hocamızı biraz daha iyi anlamış olarak çıkacağız.”

“İstikbalimiz Öğrencilerimizle Gerçekleşecek”:
Prof. Dr. Şeyma Güngör

Av. Dr. Ali Ürey’in ardından kürsüyü, Erol Güngör’ün kıymetli eşi ve belgeselin Proje Danışmanı Prof. Dr. Şeyma Güngör devraldı. Sözlerine, vakfın daha önce hazırladığı Süheyl Ünver belgeselinin “bir harika” olduğunu hatırlatarak başlayan Güngör, bu yeni eserin de aynı başarıyı yakalaması temennisini dile getirdi.

Şeyma Güngör’ün konuşmasında bilhassa üzerinde durduğu husus, projenin mutfağındaki gençlerin varlığıydı. Doç. Dr. Mesut Aytekin’in ve meslektaşlarının rehberliğinde, farklı disiplinlerden gelen öğrencilerin bu belgeselde omuz omuza çalışmasının yapıma ayrı bir değer kattığını belirten Güngör, bu durumun merhum Erol Güngör’ün “geniş çalışma perspektifiyle” birebir örtüştüğünü vurguladı. Vakfın gençliğe yaptığı yatırımları takdir eden Güngör, inancını şu cümlelerle ifade etti: “KOCAV, malum olduğu üzere istikbalimiz için çok değerli çalışmalar yapıyor. İstikbalimiz öğrencilerimizle gerçekleşecek. Bu çalışmalarından dolayı elbette KOCAV’la iftihar ediyoruz.”

Çekim sürecindeki hummalı çalışmalara bizzat tanıklık ettiğini aktaran Şeyma Güngör; Kırşehir, Ankara, Konya ve İstanbul’u kapsayan o uzun maratonda ekibin ortaya koyduğu büyük fedakârlığa ve özveriye dikkat çekti. Güngör, KOCAV’a, meslektaşlarına, öğrencilere ve röportajlarıyla filme ruh katan tüm katılımcılara Erol Güngör adına şükranlarını sunarak sözlerini tamamladı.

Prof. Dr. Şeyma Güngör’ün konuşmasının akabinde, KOCAV Başkanı Av. Dr. Ali Ürey kendisine günün anısına bir plaket ve çiçek takdim etti.

“Türkiye’nin Düşünce Ufkunu Yeniden Hatırlamak”

Plaket takdiminin ardından kürsüye davet edilen İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevtap Kadıoğlu, bu gecenin bir film gösteriminin ötesine geçerek büyük bir mütefekkire duyulan vefanın ifadesi olduğunu vurguladı. Erol Güngör’ün kısa fakat bereketli ömrüne sığdırdığı ilmi mirasa dikkat çeken Kadıoğlu, merhum hocanın Edebiyat Fakültesinde yetişip burada kıymetli talebeler yetiştirdiğini hatırlatarak belgeselin İstanbul Üniversitesinde gösterilmesini son derece manidar bulduğunu belirtti.

Böylesi eserlerin bir şahsiyeti anlatmanın ötesine geçerek milletlerin hafızasını canlı tuttuğunu belirten Dekan Kadıoğlu, sözlerini şu vurguyla noktaladı: “Erol Güngör’ü anmak aslında Türkiye’nin düşünce ufkunu, kültür iddiasını ve medeniyet tasavvurunu yeniden hatırlamaktır.”

Bu konuşmanın ardından KOCAV Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ümran Ay, Dekan Prof. Dr. Sevtap Kadıoğlu’na günün anısına çiçek ve plaket takdiminde bulundu.

Film Ekibi Sahnede

Programın devamında belgeselin mutfağında gece gündüz demeden ter döken, omuz omuza çalışarak bu güzel eseri ortaya çıkaran tüm film ekibi tek tek anons edilerek sahneye davet edildi. Genç ve tecrübeli sinemacı ve araştırmacıların sahnede oluşturduğu bu gurur tablosuna, KOCAV Mütevelli Heyeti Üyesi, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi ve belgeselin yönetmeni Doç. Dr. Mesut Aytekin de alkışlar eşliğinde dâhil oldu. KOCAV Başkanı Av. Dr. Ali Ürey, Aytekin’e projeye kattığı büyük değerin anısına çiçek ve plaket takdim etti.

“Olmuş Olan Olabilecek Olanların Müjdesidir”

Plaket takdiminin ardından kürsüde söz alan yönetmen Doç. Dr. Mesut Aytekin, konuşmasına merhum Prof. Dr. Tayfun Amman’ın bir Erol Güngör anmasında dile getirdiği bir sözü hatırlatarak başladı:

“Olmuş olan olabilecek olanların müjdesidir. Bu memleket bir Erol Güngör yetiştirebilmişse binlercesini de yetiştirebilir. Yeter ki biz buna iman edelim ve imanımızdan şüphe etmeyelim.”

Yeni Erol Güngörlerin, salonu dolduran bu şuurlu gençlerin arasından çıkacağına inandığını vurgulayan Aytekin, gençlere biçilen rolü şu sözlerle ifade etti: “Aradığımız genç Erol Güngörler buradadır. Böyle toplulukların içinden çıkacaktır. Ancak Erol Güngörleri o nevi şahsına münhasır özellikleri ile bir ilim adamı, akademisyen olmanın dışında kendi alanının Erol Güngörleri olarak arayalım, bekleyelim, yetiştirelim. Belgeselimiz bunu anlamaya gayret etmektedir.”

Projenin her aşamasında kendisine ve projeye destek olan KOCAV Başkanı Ali Ürey’e şükranlarını sunan Aytekin; Süheyl Ünver projesinde olduğu gibi bu süreçte de omuz omuza çalıştığı akademisyen arkadaşları Doç. Dr. Onur Akyol ile Doç. Dr. Ümit Sarı’ya, tüm film ekibine, eşine ve çocuklarına hususi teşekkürlerini iletti.

Açılış konuşmalarının tamamlanmasıyla birlikte salonun ışıkları söndü ve 92 dakikalık “Uluğbeyler: Erol Güngör” belgeselinin gösterimine geçildi. Erol Güngör’ün yaşamını ve Türk düşünce hayatına kattığı değerleri yenilikçi bir sinema diliyle beyaz perdeye taşıyan eser, izleyicilerden büyük beğeni topladı. Gösterimin sonunda salondaki uzun alkışlar, filme duyulan takdirin açık bir göstergesi oldu. Gala programı, misafirlerin fuaye alanında belgesel üzerine gerçekleştirdiği değerlendirme sohbetleri ve Erol Güngör’ün fikir mirasını geleceğe taşıma temennileriyle sona erdi.

Program Hakkında Katılımcılardan Görüşler:

“Kültür Ocağı Vakfı bugün tarihi günlerinden birini daha yaşadı. Fikri önder kabul ettiğimiz Erol Güngör için hazırladığımız belgesel muhteşem bir gala ile seyirciyle buluştu. Bu süreç uzun, zahmetli ve büyük fedakarlık isteyen bir süreçti. Kültür Ocağı Vakfı, başta yönetmenimiz Mesut Aytekin olmak üzere, bütün varlığıyla, insan gücüyle ve ekonomik gücüyle bu belgeselin en iyi şekilde çekilebilmesi için varını yoğunu ortaya koydu. Bugün izlediğimiz eser, emeklerimizin karşılıksız kalmadığını gösterdi. Ben Erol Güngör hocamıza Allah’tan rahmet dilerken, Mesut Aytekin ve ekibine huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum.”

-Av. Dr. Ali Ürey (KOCAV Başkanı)

“Bu belgeseli çalışırken 25 kişiyle röportaj yaptık. Beş ayrı şehirde çekimlerimizi gerçekleştirdik. Erol hocamızın izini sürmeye çalıştık. Elinin değdiği kişilere ulaşmaya, ayak izinin değdiği yerlere gitmeye çalıştık. Bunu yaparken 30 saate yakın görüntü çektik. Bu yaklaşık 3 yıla yakın bir belgesel süreci, hazırlık süreci ve çekim aşamasıyla 3 yıla yakın titiz ve detaylı bir çalışmanın ürünü olarak belgeselimizi izleyiciye sunmuş bulunmaktayız.”

-Doç. Dr. Onur Akyol (Filmin Görüntü Yönetmeni ve İÜ İletişim Fakültesi Öğr. Üyesi)

“Belgeseli çok beğendim, çok etkilendim. Fakültemizden yetişmiş bir hocanın hem ilmi hem şahsi hayatını, fikir dünyasını onu çok yakından tanıyan insanlardan dinlemek çok güzel oldu. Gençlerimiz için de önemli bir rol model olduğunu düşünüyorum. İnşallah fakültemizin, üniversitemizin çatısı altında yapılan bu ilk gala gençlerimize güzel bir deneyim kazandırmıştır.”

-Prof. Dr. Sevtap Kadıoğlu (İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı)


“Filmde kamera ekibinde ve oyuncu ekibinde yer aldım. Çok güzel ve keyifliydi bence. 3 yıllık bir emeğin ardından burada tüm ekiple izlemek, Kocav ailesiyle burada beraber olmak çok değerliydi. Umarım gerekli yerlerde herkese ulaşır, herkes izleyebilir bu belgeseli. Emeği geçen herkesin eline emeğine sağlık.”

-Mert Kartal (Kamera ve Oyuncu Ekibi)

“Kültür Ocağı Vakfı bugün yine dev programlarından birine imza attı. Turan Yazgan’la başlattığımız Uluğbeyler serisinin beşincisini Erol Güngör hocamızla tamamladık. Mesut Aytekin kardeşimin yönetmenliğinde ve çok büyük bir ekiple hazırlanan çok güzel bir belgeseldi. Yönetmenimiz; Erol Güngör hocanın coğrafyasını, çocukluğundan vefatına kadar hayatında bulunan insanları, hocalarını, arkadaşlarını, asistanlık ve rektörlük yıllarını, kitaplarını dört başı mamur bir şekilde anlatmayı başarmış. Gerçekten Erol Güngör’ü hiç tanımayanlar bugün bu salondan onun hakkında birçok şey öğrenerek ayrıldılar. Kültür Ocağı Vakfı’nın çok değerli öğrencileri de programın her aşamasında büyük katkı verdiler. Çok başarılı bir program oldu, herkesin emeğine sağlık.”

-Prof. Dr. Ümran Ay (KOCAV Başkan Yardımcısı)

“Uluğbeyler belgesel serisinin beşinci çalışması Erol Güngör belgeseli oldu. Bu seri içerisinde farklı yönetmen arkadaşlarımız da görev aldı; bu proje Mesut Hocamızın serideki ikinci belgesel çalışması oldu. 2023 yılında başlayan çekimler yaklaşık üç yıl sürdü ve beş farklı vilayette gerçekleştirildi. Neticesinde bu akşamki eser ortaya çıkmış oldu. Gala programımıza yaklaşık iki aydan beri hazırlanıyorduk, gayet güzel bir katılımla galamızı gerçekleştirmiş olduk. Umarım izleyiciler de beğenmiştir.”

-İbrahim Biz (KOCAV Vakıf Müdürü)

“Ben Erol Güngör’ü sadece isim olarak tanıyordum. Kendi kürsümüzde Şeyma Hanımın eşi olarak biliyordum. Belgesel, onu tanımamız için bir ışık oldu. Çok farklı yönleri varmış, bunları öğrendim. Kesinlikle bir Türk milliyetçisi olarak tanıyacağım. Kendisinin kitaplarından edinmeyi düşünüyorum. Belgeselde de bahsedildi, geleceğimiz için bir ışık olacağı bu merakımı daha da arttırdı. Bugün burada olmak, fakültemizin ev sahipliğinde burada bulunmak çok güzel. Hocamızın davetiyle geldik, çok mutluyuz.”

-Beyza Nur Beyazıt (İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğrencisi)

“Belgesel bende çok duygusal bir etki bıraktı açıkçası, çünkü Erol Güngör’ü ne kadar iyi tanısak da çok yakınlarından, dostlarından, akrabalarından onun farklı bir yüzünü görmüş olduk. Ona farklı bir pencereden bakma fırsatı yakaladık. Erol Güngör denildiğinde benim aklıma Türk milliyetçiliğinin, Türklüğün tekrar ifade bulması geliyor. Burada arkadaşım Mesut Aytekin’in bu güzel işe imza atmış olmasıyla gurur duydum. Böyle farklı bir belgeseli izlediğim için çok mutluyum. Kültür Ocağı Vakfı’nın böyle güzel bir işe imza atmış olmasıyla ayrıca gurur duydum ve bu gece için ayrıca teşekkür ederim.”

-Av. Yeşim Cam Koçal (Avukat)

“Muhteşem bir belgesel izledik. Klasik, geleneksel belgesel tarzından çok farklı bir eserdi. Fikirlerinden etkilendiğimiz, ‘altın beyinli adam’ olarak bildiğimiz Erol Güngör, gelecek kuşakları da eğiten bir şahsiyetti. Bugün burada belgeselle beraber Erol Güngör’ün fikirlerini tekrar yaşadım. Onu eşinden, ailesinden ve yakın arkadaşlarından dinlediğimde bir kez daha anladım ki Erol Güngör, bizden sonraki kuşakları da aydınlatmaya devam edecek büyük bir beyin. Kendimi aydınlanmış, bilgiyle donanmış ve huzura ermiş hissettim. İnşallah belgeselimiz herkese ulaşır ve bende uyandırdığı bu güzel duyguları herkeste uyandırır.”

-Prof. Dr. Murat Elmalı (KOCAV Mütevelli Heyeti Üyesi)

“Öncelikle KOCAV’a, Erol Güngör gibi son dönemlerin Türk dünyasının en önemli fikir ve mütefekkir sosyoloğunu tanıtıcı bir belgesel hazırladığı için teşekkür ediyoruz. Belgeselin çok kaliteli olduğunu ve Erol Güngör’ü çok yönlü olarak izleyiciye tanıttığına şahit oldum. Bu sebeple KOCAV’a ve katkısı olan herkese çok teşekkür ederiz.”

-Fatma Tankuş (Anadolu Mektebi Kitap Okuma Programı Temsilcisi)

“Mesut Aytekin hocamızın daha önce de belgesellerini izlemiştim. Erol Güngör hocamızın hayatını, tanıdıklarının onun hakkındaki söylemlerini duyduk. Çok güzeldi, umarım devamı gelir. Erol Güngör denilince aklıma Selçuk Üniversitesi geliyor. Kendisinin çok büyük emekleri varmış, bugün daha da ayrıntılı gördüm bu örnekleri. Konya’yla özleşmiş biri benim için. Burada kendi üniversitemin, kendi fakültemin değerli bir hocasının çektiği değerli bir belgesel filmini izlemenin gururunu taşıyorum. Çok güzel bir belgesel filmi ve çok güzel bir etkinlikti. Umarım bu tarz üretimler devam eder, çünkü çok kıymetli.”

-Betül Yüncüoğlu (İÜ İletişim Fakültesi Araştırma Görevlisi)

“Kırşehir’in ve Türkiye’nin yetiştirdiği önde gelen fikir adamlarından Erol Güngör için hazırlanan bu projenin Kırşehir çekimlerine biz de yardımcı olmuştuk. KOCAV’ın ve Doç. Dr. Mesut Aytekin’in öncülüğünde üç yıl süren bu titiz çalışma; hocamızın Türk milliyetçiliğini tarih şuuru ve milli kültür ile ele alarak ilmi bir şekilde milletin geleceğine yön veren fikir sistemini çok güzel ortaya koymuş. Türkiye’nin geleceğinin, Erol Güngör’de ifadesini bulan ilim, ahlak ve milli kültür yolunu hayata geçirmemize bağlı olduğuna inanıyorum. Bu kıymetli eserde emeği geçen KOCAV yönetimine ve çekim ekibine gönülden teşekkür ediyorum.”

-Kazım Ceylan (Tarihçi – Yazar)

Haber:
Yusuf TANRIVERDİ (İhtisas 2)