14 Haziran 2024

KOCAV Divan Sohbetleri Dr. Yavuzhan Baş ve Dr. Öğr. Üyesi Alperen Kılıç

Deprem, Hayat ve İnsan

Divan Sohbetleri’nin 24 Şubat tarihindeki konuklarımız İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Alperen Kılıç ve Milliyetçi Hekimler Derneği Genel Başkan Yardımcısı Dr. Yavuzhan Baş idi. Post sahipliğiniMarmara Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümran Ay Say yaptı. Sohbette, 6 Şubat’ta yaşadığımız, merkez üssü Maraş olan ve sismik hareket olarak birçok ilin hissettiği ancak tüm Türkiye’yi etkileyen deprem hakkında, deprem anında ve sonrasında yaşananlar, deprem için alınabilecek önlemler üzerinde konuşuldu. Aynı zamanda depremi bizzat yaşayanlar ve depremi yaşayanları görenlerin psikolojileri üzerinde duruldu.

İkinci Büyük Depremin Yıkım Etkisi

İlk olarak söze başlayan Dr. Baş,6 Şubat’ta merkez üssü Maraş (Pazarcık) olan ve saat 04.17’de 7.7 büyüklüğündeki ilk depremin ardından aynı gün içinde öğle vaktinde 7.6 büyüklüğündeki ikinci büyük depremin insanlara ve binalara fazla hasar verdiği görülmesi üzerine ilk depremin değil ikinci depremin daha etkili olduğunu vurguladı. Aynı zamanda Maraş depreminin Adıyaman ve Hatay’da bu kadar etkili olmasının hiç beklenmeyen bir durum olduğunu sözlerine ekledi.“Rönesans Rezidansın önüne geçtim, oradan bir yol tarifi aldım. Pazarcık (Maraş) ile Rönesans Rezidans arası karayolu mesafesi 450 km. Bu iki yer arası kuş uçumu mesafe ise 325 km. Arada böylesine bir uzaklık varken Hatay’ın nasıl yerle yeksan olduğuna dair şehir bilimcilerimizin, idarecilerimizin, jeofizik mühendislerimizin, bölge planlamacılarımızın araştırıp sorgulaması lazım.’’

İnanılmaz büyük bir felaketle karşı karşıya kaldığımızı söyleyen Dr. Baş, deprem sırasında arama kurtarma ekiplerinden alınan bilgiye göre 20 milyon insanın depreme fiziksel olarak maruz kaldığını ifade etti. Konuşmasının devamında depremdeki binaların sağlamlığına, depreme karşı alınabilecek güvenlik önlemlerine değindi. “En güvensiz yer apartman boşluğudur. İlk önce merdivenler düşüyor. Ev içinde de önce evin ortası ardından yanları düşüyor. Apartman boşluklarından, kalorifer peteklerinden ve Led TV’lerden uzak durulmalı. Koltukların yanlarına veya büyükse altlarına sığının. En güvenli pozisyon ise üçgen pozisyonda sağa ya da sola dönerek kafanızı koruyup hayat üçgeni oluşturacak pozisyondur. Deprem anında yapabileceğiniz şey kaçmamak. Bekleyin, aile ve çevrenizden emin olduktan sonra kontrollü bir şekilde ikametinizin yanındaki boş bir alana çıkın ve sonra hiçbir şey yapmadan şehri terk edin. Çünkü ne kadar çok kişi kontrolsüz beklerse o kadar büyük kaos olur.’’

Depremin Psikolojik Sonuçları

Dr. Öğr. ÜyesiKılıç, depremzedeler içindepremintravmatik bir etkisi olduğunu söyledi. Travmanın bir hayatı tehdit etmekle ya da fiziksel yaralanmalarla meydana geldiğini veya bunları yaşayan insanlara tanık olmakla ortaya çıktığını dile getirdi. Aynı zamanda depremin, deprem yerlerindeki halkı, o halkın yakınlarını veya medyayı takip eden herkesi etkilediğini söyledi. Depremi fiziksel olarak yaşamış birisi ile karşılaşıldığında o kişiye irdelemeden, gerektiği kadarıyla soru sorulması, o kişinin cümlesini bitirene kadar onu sabırla ve ilgiyle dinlemesi, yaşadığı bu durumu büyük bir çoğunluğun da yaşadığını söyleyerek olayı biraz daha normal boyuta taşıyıp konuşması ve o kişinin yanında olduğunu söyleyip güvenli hissettirmesi gerektiğini ifade etti. Sadece depremzedelerin değil aynı zamanda depremi medyada takip edenlerin de ciddi etkilendiğini söyleyerek konuşmasını tamamladı.

Hazırlayan: Nursena ŞASI Giriş2)