19 Temmuz 2024

Raftakiler


UÇAN ÜNİVERSİTE

ÜMİT ŞİMŞEK

Akıl Fikir Yayınları

“Silahlı hareketlerden ümidini kesen ve en değerli evlatlarını bu hareketlerde kurban veren halk arasında, aydınlardan başlayıp tabana doğru yayılan bir biçimde, bilim ve eğitime yönelme eğilimi güçlenmeye başladı.”

Türkler olarak hemen yakın tarihimizde, bundan yüz yıl önce, cehennemden çıkıp tekrar dirildiğimiz kolaylıkla söylenebilir. 1912-1922 yılları arasında on sene süren ve bitip tükenmek bilmeyen harp, varımızı yoğumuzu elimizden almıştır. İşte bu birtakım yanlış hareketlerin kötü sonuçlarından mütevellit yaşadığımız felaketlerin daha kötüsünü yaşayan bir millet yoktur diye düşünülebilir ama varmış: Lehler.

Lehler ve devletleri Polonya, tarihte üç büyük devlet tarafından anlaşılarak paylaşılmış muhtemelen tek devlettir. Almanya, Rusya ve Avusturya ortaklaşa bir hareketle Polonya’yı işgal etmişlerdir. Bu işgalden kurtulmanın ardından bu sefer ikinci dünya savaşında Polonya tekrar Almanya ve Rusya’nın ortak işgaline uğramıştır. Fakat bütün bu felaketlerin neticesinde bugün tekrar ayakta kalmayı başarmıştır. Peki nasıl?

Bu nasılın cevabı, Ümit Şimşek’in hazırladığı 107 sayfa olmak itibariyle hacmi pek küçük de olsa muhtevası o nispette büyük olan “Uçan Üniversite” kitabında saklı. İnsan bu kitabı okuyunca, bütün terakki hamlelerinin anahtarını ellerinde tuttuğunu hissediyor. Bir milletin küllerinden yeniden nasıl doğacağını iyi bilen bir millet olarak uçan üniversite modeline ve uygulamasına aşina olmamız ve o büyük eğitim seferberliğini evvela kendi ailemizden başlayarak devletin tüm zerrelerine kadar yaymamız elzem görünüyor.

QUO VADİS?

HENRYK SİENKİEWİCZ

Cem Yayınevi

“Hıristiyan efsanelerine göre, ermiş Peter, İmparator Neron’un zulmünden kurtulmak için Roma’dan kaçarken yolda İsa peygamber ile karşılaşmış ve ona “Quo Vadis?” yeni “nereye gidiyorsun” diye sormuş. Buna karşılık İsa, “Roma’ya, yeni baştan çarmıha gerilmeye gidiyorum, çünkü sen benim kurtaracağım insanları bırakıp kaçıyorsun” demiş.

Quo Vadis, Leh milliyetçilerinden Henryk Sienkiewicz’in Nobel Edebiyat Ödüllü kitabı. Kitabı bitirdiğinde insan bin beş yüz senelik İslam dünyasında niçin böyle bir kitap yazılamadığına hayıflanıyor doğrusu. Ve anlıyor ki, iyi bir yazılmış bir kitaptan daha güçlü silah yoktur.

Quo Vadis, esasen Roma’nın ihtişam ve kuvvetinin yanında, israf ve zulmünü de anlatıyor. Ana tema olarak Roma’da ilk Hıristiyanlık hareketlerini konu alan kitap bütün bunlarla beraber bir de şehevi bir aşkın ilahi aşka dönüşmesini bütün kitap boyunca etkileyici motiflerle işliyor. Bu konuda kitabın çevirmeni, Nilhal Yeniboğalı, şöyle yazıyor: “Bu romanın en güçlü yönü, hiç kuşkusuz, içindeki aşk öyküsüdür. Vinikyus’un önce sevdiği kadını kirletmekten bile çekinmeyen vahşi aşkının yavaş yavaş ideal bir aşka dönüşmesi edebiyat tarihinin en çarpıcı karakter incelemelerinden biridir.

Kitap, Roma’da keyifli ve sürükleyici bir yolculuğa çıkmak isteyenler için doğru bir tercih olacaktır.

ATEŞ VE KILIÇ

HENRYK SİENKİEWİCZ

Plato Film Yayınları

Henryk Sienkiewicz’in bir diğer sürükleyici ve akıcı romanı, Ateş Ve Kılıç. Sienkiewicz, bu kitabında Doğu Avrupadaki Polonya-Litvanya hakimiyetinin sona ermesiyle birlikte başlayan tüm Kozakların soylulara karşı ayaklanmasını işliyor. Ayaklanmaya katılan Tatarlarla birlikte Ukraynadaki isyan bir iç savaş haline dönüşürken bizleri yine arka planda ama romanın tümüne hakim bir aşk hikayesi karşılıyor.

Tüm Ukraynadaki isyan, kitapta zaman zaman bir süvari subayı olan Jan Kretuski ile isyancılar tarafından kaçırılan Polonya Prensesi Helen arasındaki aşkın gölgesinde kalmakta, Jan Kretuski’nin Helen’i bulmaya ve kurtarmaya çalışması isyanı geri planda bırakmaktadır.

Bu eserin hem bir iktidar mücadelesi hem bir isyanın büyümesi ve yayılması hem de macera dolu bir aşk hikayesinden mürekkep sürükleyici bir eser okumak isteyenleri fazlasıyla memnun edecek olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Samet ÖZDEMİR