Çocuk muhayyilesine ehemmiyet vermemek bir büyük cinayet sayılmalı ve cezalandırılmalı… Zira hayatta bir bir tatbik edilen tüm büyük hareketlerin, fikirlerin, buluşların nüvesi, çocuk muhayyilesinde saklı… Ve yine tüm cesaret, buradan geliyor olmalı…
Belki çocuklar, tertemiz, günahsız oldukları içindir bu saf cesareti içlerinde taşımaları…
Rengahenk yolculuğumuz bu çocuk muhayyilesi eşliğinde sürüyor…
O sebepten kalemle kâğıdı buluştururken, bir komutan kadar kuvvetli, bir sanatkâr edasıyla hassas olmaya çalışıyoruz. Zira kalemin bir neşter gibi kullanılması gerektiği zamanlar olduğu gibi ve kadar; bir tüy zarafetiyle süzülmesi gerektiği zamanlar olduğunu da biliyoruz. Bir kalemin, bir medeniyeti inşa edecek tüm parçalar arasında bir harç vazifesi görebileceği de hep aklımızda…
Bir büyük medeniyetin mirasını tüketmekten başka şey yapmayan mirasyediler olmaya artık ne hakkımız ne de zaman ve imkanımız olmadığı da öyle aşikâr ki…
İşte, bu bilgi ile amel etmeye çalışmaktan başkaca bir gayret değil kalemle buluşmamız…
Her daim olabilecek kadar tabiî ve fakat asla hafife alınmayacak kadar mühim bir iş yaptığımızın da farkındayız.
Hâsılı, 15. sayımızla, yine “söylenecek pek çok sözümüz” ve bu farkındalıkla karşınızdayız…
Ayşe AKDAĞ