SUUDİ ARABİSTAN ÜZERİNDEN BİR GÜNDEM DEĞERLENDİRMESİ

KOCAV Divan Sohbetlerinin post sahibi İbn Haldun Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Dr. Vehbi Baysan idi. Ortadoğu hakkında yaptığı çalışmalarıyla tanınan Dr. Baysan, sohbete katılanları gündemdeki gelişmeler ve tüm bu yaşananların arka planıyla ilgili bilgilendirdi. Öncelikle ABD’nin bazı açıklamalarından hareketle Fransa’nın ilerleyen dönemlerde Ortadoğu’da ve özellikle Membiç’te daha farklı bir rol üstlenebileceğine dikkat çeken Hocamız, daha sonra Donald Trump dönemiyle birlikte ABD’de yaşanan bazı politika değişikliklerine değindi. Başkan Obama döneminde yapılması planlanan ObamaCare adlı sağlık reformunun 38 milyon Amerikalıyı ilgilendirdiğini ancak Trump döneminde bu projenin iptal edildiğini söyledi.İran ile yapılan nükleer anlaşmanın ise Amerika’nın bölgedeki en iyi politikalarından biri olduğunu belirtti. İsrail ve Suudi Arabistan’ın ise yapılan bu anlaşmadan rahatsız olduğunu belirtti.

Türkiye’nin gündeminde olan Afrin harekâtına da değinen Dr. Baysan, attığımız bu adımın amacını ve bizim için neden önemli olduğunu açıkladı. Ayrıca ABD’nin bölgede DAEŞ ile mücadele için eğittiği ve silahlandırdığı grupların operasyon bitince başı boş kaldığını ve bunun hepimiz için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Tüm bu süreç boyunca Türkiye’ninuluslararası arenada derdini anlatmakta geri kaldığını ve zorluk çektiğini söyleyen Hocamız, uluslararası jargonu, üslubu bilen ve bölgeye hâkim olan uzmanlarla çalışılması gerektiğini vurguladı. Suriye’yi iyi bilen bir ekibin Amerika’da da olmadığını ancak Rusya’nın bu konuda çok iyi olduğunu söyledi.

Yine gündemin konuşulan meselelerinden biri olan Suudi Arabistan veliaht prensi Muhammed bin Selman’ın son zamanlarda yaptığı bazı açıklamalardan ve özellikle 22 Mart 2018 tarihinde Washington Post’a verdiği mülakattan bahseden Dr. Baysan, Suudi Arabistan’ın yaptığı imaj değişikliğinin ve ılımlı İslam yaklaşımlarının asıl sebebinin ekonomik olabileceğini vurguladı. Prens Selman’ın petrole dayalı ekonominin tehditlerini gördüğünü ve bu ekonomiden kurtulmak için 2030 planları yaptığını söyledi. Hocamız, daha önceki divanlarda ayrıntılarıyla anlattığı NEOM projesinin, Suudi Arabistan’ın krizdeki ekonomisi için yeni bir umut kaynağı olduğuna değindi. 500 milyar dolarlık projenin amacının ise Silikon Vadisi gibi bir konseptle, dünyanın geleceğinin şekillendiği yer haline gelmek. Tabi ki bunun gerçekleşmesi için de projenin yatırımcı çekmesi gerekiyor. Ancak Suudi Arabistan’ın yurt dışında parlak bir imajı yok. Yakın zamanda birçok prensin El-Kaide’yi desteklediğine dair çıkan haberler de bu imajı daha da kötü bir duruma soktu. İşte tüm bu kötü görüntüyü silip yatırım yapılacak güvenli bir yer mesajı vermek için ılımlı İslam gibi bir adım uluslararası mecrada işe yarayabilir. Yani tüm bu açıklamaların, kadınlara verilen hakların arkasında Suudi Arabistan’ın yeni ekonomik hedefleri olabileceğine dikkat çeken Dr. Baysan, Suudi Arabistan üzerinden bir gündem değerlendirmesi yaptı.

Sohbetin ilerleyen kısmında dünya çapında yayılan islamofobik hareketlerden de bahseden Hocamız, eski kaynakları okuduğumuzda İslam’ın öne çıkan 3 özelliğine değindi: Hep ileriye götürmeye yönelik olması, ilim konusunda çok hassas olması ve birlikte yaşama kültürüne sahip olması. Bugün islamofobi ile asla bağdaşmayan bu özelliklerin önemine vurgu yaptı ve çağımıza ayak uydurabilmek için dünyayla entegre bir neslin gerekliliğinden bahsetti. Sorular ve katkılar eşliğinde sohbetimiz sona erdi.

                                                                  Şeyma Nur GÜLTEKİN

                                                                  (Gelişme 2)