RENGÂHENK’E 41 KERE MAŞALLAH

Hakk’ın yüce sözünü kendi idrakimizce yeryüzünde dağıtmak için 2007 yılında başladı maceramız. Rengâhenk bismillah diyerek birinci sayısını yayınladı. Üzerinden seneler geçti. İnsanlar, kalemler, kâğıtlar, renkler değişti ama sözler hep hakkı aramaya ve hakkı söylemeye devam etti. Bunca yıl Rengâhenk birçok müdavim edindi. Kimi vücut varlığıyla olmasa da gönül bağıyla Rengâhenk’ten ayrılmadı. Bizler yolcu olduk, Rengâhenk hancı. Şimdilik bu hancının yeni yolcuları olarak Rengâhek’in bir sayısının daha tomurcuktan çiçek açtığını görebildik.

Rengâhek 41. sayısı ile raflardaki yerini aldı. Her zaman olduğu gibi gündemden ayrı kalmadan tarih, kültür, sanat, mizah, şiir, röportaj, gezi yazıları ile yine her alanda rengarenk cıvıl cıvıl bir sayı…

21. yüzyılın şehir problemlerinin en büyüğü betonlaşma olurken maziden kalan kültür miraslarımızı nasıl koruyabiliriz? Türkiye’nin incisi İstanbul’u konuştuk. İstanbullu olmayı, İstanbul şehrini Prof. Dr. Ahmet Yörük hocamızla “Şehir ve İstanbul” başlıklı röportajı ile daha iyi anlamaya çalıştık.

Uçmağa varan Vecihi Hürkuş’un ilk Türk uçağını imal edişinin öyküsünü bir de Oğuzhan Kanat’dan dinledik. Kudüs evvelden yürek acımız…

Kudüs’ün tarihi, dini, kültürel temellerini tekrar hatırlamak ve gündemimizi canlı tutmak adına Defter-i Kadim bu sayıda Kudüs’ü konu başlığı edindi.

Güzel yurdum Anadolu diyar diyar gezsek yine her karış toprağın bitmez zenginliği… Bu sayıda Akdeniz’in Anadolu kapısı olan Adana’yı Sümeyye Ünal ile gezdik.

 Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul Bey’in iman savunmasını düşman uçağını batırmasını sağlayan gemiyi konu alan deneme ile yeni bilgiler edindik.

Çeviri, Teknocan, Mizah ve köşe yazarlarımızın özgün çalışmaları ile Rengâhek 41. adımını attı. Sözün kılıçtan keskinliğine inanarak yol almaya devam ediyoruz. Keyifli okumalar efendim.