KOCAV RAMAZAN SOHBETLERİ

“Pusulamız Kur’an-ı Kerim’dir”

KOCAV Ramazan Sohbetleri’ninilk konuğu Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden emekli Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Mustafa Faydaoldu. Sohbetin konusu ise İslam dininde Hz. Muhammed’in öneminin ve konumunun yeniden anlaşılması, Peygamber sevgisini ve Peygamberimizin sevgisini yeniden anlamak üzerineydi.Prof. Dr. Fayda, Peygamber Efendimizin Kur’an-ı Kerim’deki yerinden bahsetmeden önce Kur’an’ın temel bir yön gösterici olduğunun vurgulanması gerektiğini, Hz. Muhammed’in İslam dinindeki yerini saptayabilmek için ayetlere başvurulması gerektiğini, fikirleri Kur’an üzerine bina etmek gerektiğini belirtmiş ve şu noktalara değinmiştir:‘‘Yüce Rabbimiz, Kur’an’ı Kerim’i hüden’lil-mütteakin olarak göndermiştir. Kur’an-ı Kerim bir pusuladır. Kur’an-ı Kerim’in içerisinde evvela insan ile ilgili problemler var, insana neden peygamber gelmiş? İnsanın yükümlülükleri nelerdir? Dolasıyla bizlerde sözlerimize başlamadan önce kendimizi tanıyacağız ve Kur’an-ı Kerim’in bizleri nasıl tanıttığını anlatacağız.’’
Prof. Dr. Fayda, Al-i İmran Suresi 164. ayetten bahsederek peygamberlerin müminlere Allah’ın bir lütfu ve ihsanı olduğunu belirtmenin ehemmiyetli olduğunu söyledi.

İnsanın Fıtratı, Yaratılışı ve Yükümlülükleri

Yüce Rabbimiz’in, Kur’an’ı Kerim’de şeytanı ihtiva eden konuları Hz. Adem’in yaratılışı ile anlattığını,bunun doğrudan doğruya insana yüklenen sınav sistemiylee ilgili olduğunu belirterek Kur’an’ı Kerim’de şeytanı konu alan ayetleri okumuş, bu ayetlerin Hz. Adem babamız ve Hz. Havva annemiz ile olan kısımlarına dikkat çekerek şeytanın yegane görevinin insanoğlunu doğru yoldan çıkarmak olduğunu belirtmiştir. Prof. Dr. Fayda‘nın şu sözleri ise uyarıcı bir nokta idi: ‘‘Şeytan ve Allah tarafından O'na verilen imkanı bilmez isek hayatımızda şeytanla olan münasebetlerimizi iyi kavramamış oluruz.’’ Bu noktada Prof. Dr. Fayda’dan dinlediklerimizi şöyle özetleyebiliriz. Yüce Allah, Araf Suresi 26-27. ayetleriyle tüm insanlara seslenerek şeytanın Hz. Adem ve Hz. Havva’ya yapmış olduğu hileyi ve bunun neticelerini anlatarak insanlara, şeytana aldanmamaları konusunda öğüt vermiştir. Bakara Suresi’nin Araf Suresi’nden farklı olarak birtakım yeni insan özelliklerini ihtiva ettiğini ve insanın halife olduğunu, Hz.Adem’in bütün isimleri bildiğini ancak bunların melekler tarafından bilinmediğini, meleklerin Hz. Adem’e secde ettiklerini, vahiy aldıklarını açıklamıştır. Ardından dinleyicilerin samimi görüşlerini de alarak insanların Allah’ın halifesi olduğunu ancak bunun siyasetin hilafeti uğruna insanlara unutturulduğunun altını çizmiştir ve insanın fıtratında Allah’ın halifesi olma vasfı olduğunu bunun unutturulmasını, dile getirilmemesini de eleştirmiştir.

Prof. Dr. Fayda, insan fıtratıyla ilgili Hz. AdemPeygamberimizi anlatan ayetlerin dışındaki ayetlere de kısaca değindi ve fıtrat tabirinin yalnızca insanlar ve melekler için kullanılmadığını, aslında kâinatta var olan tüm varlıkların bir fıtrat üzerine var olduğunu belirtti. İnsanların, ana rahminde belirli bir zaman geçirdikten sonra Rabb’imiz tarafından ruhununüflenmesiyle İslam fıtratını kazandığına dikkat çekmiştir. İnsanoğlunun şan, şöhret ve nimetlerle yaratıldığını, insanın boş yere yaratılmadığını, kul olmak için yaratıldığını, güzel amel işlemek için yaratıldığını zikreden ayetlere de vurgu yaptı.

Peygamberlik Vazifeleri ve İnsana Yüklenen Vazifeler

Prof. Dr. Fayda, Peygamber Efendimizin üç ayet ile vazifelendirildiği peygamberlik vazifeleri ile insanlara yüklenen vazifeler arasındaki benzerliğe dikkat çekmiştir. Şems Suresi’nde belirtilen ayetlere temas ederek nefis meselesinde insanın hem iyiliğinin hem kötülüğünün hem hayrının hem şerrinin hem sevabının hem günahının bulunduğunu ve bunlara öz irade ile karar verdiğini söyledi. Ayrıca insanın mesuliyetinin de bu öz iradenin neticesi olduğunu vurgulayarak insanın nefsinin kendi haline bırakıldığı takdirde insanın felakete uğrayacağının bildirildiğini hatırlattı.

Bakara Suresi 129-151, Al-i İmran 164, Cuma Suresi 2.ayetlerini vurgulayarak Rabb’imizinPeygamberimize birtakım vazifeler yüklediğini ancak ilgili ayetlerdeki vazifelerin ehemmiyetli olduğunu çünkü Kur’an-ı Kerim’de 4 kez tekrar edildiğini, dile getirdi. Bu vazifeler, ayetleri okuyarak insanlara tebliğ etmek, insanları arındırmak ve kitap ve hikmeti öğretmek.Peygamberimizin görevlerinden biri olan aldığı vahiyleri müminlere okuyarak tebliğ etmesi meselesine değinmek suretiyle bu görevin bir arındırma vazifesinin öncüsü olduğunun altını çizen Prof. Dr. Fayda, bu vazifenin müminlere gerektiği gibi anlatılmadığını da eleştirdi.

İnsan vazifelerini Türk milleti etrafında değerlendiren Prof. Dr. Fayda, Muhammed ümmetinden olan Türk milletinin, bu üç Peygamberlik görevini ayrı ayrı müesseseler kurarak üstlenmiş olduğuna işaret etti. Konuyu örnekleriyle anlattı. “Kuran tilaveti için Peygamberimizin döneminden başlayarak bu geleneği devam ettirmek amacıyla Müslümanların geçmişte Anadolu topraklarında Darü’l- Kurra kurarak Peygamberimizin bu görevini üstlenmişlerdir.”diyerek bu geleneğin bir Kurânî gelenek olduğunun önemini de vurgulanmıştır.

İkincil olarak Peygamberimizin bir muallim olduğunu çünkü Allah’ın dinini ve Kur’an’ı öğrettiğini belirterek bu vazifeyi üstlenen Türk milletinin camilerde veya ulemadan evi müsait olanın evinde bu görevi devam ettirmekte olduğunu ve vazifenin Selçuklu Devleti’nde var olan Nizamiye Medreseleri’nin bir devamı olduğunu zikretmiştir.

Bir diğer vazife ise Türk milletinin Ahi Ocaklarını kurması ile Anadolu’nun Türkleşmesinde ve Müslümanlaşmasında, Rumeli’nin Türkleşmesinde ve Müslümanlaşmasında önemli bir rol oynamasıdır. Prof. Dr. Fayda’ya göre bu görev de bir Peygamberânigörevdir.Vakıf müesseselerinin Peygamberimiz döneminden itibaren var olduğunu ve Türk milletinin, dinin öğretilmesi amacıyla medrese, tekke ve zaviye gibi kurumları bu vakıflar yoluyla işleterek bu Peygamberâni görevi devam ettirdiğini sözlerine ekledi.

Türk Milleti ve Kur’an ile Peygambere Bağlılık

Sohbetin yönlendiricisi Dr. Öğr. Üyesi MustafaHakkı Ertan, Türk milletinin; dinine ve Peygamberine son derece bağlı olduğunu, bu bağlılığın neticesinde İslam dini için cânıgönülden bir hizmet aşkı içerisinde olduğunu belirtmiş ve Hz. Muhammed’in (SAV) hadisine nail olmuş ve Kur’an ayetine konu olmuş bir millet olduğunu vurgulamıştır. Dr. Öğr. Üyesi Dr. Ertan, Türk gençlerinin Allah sevgisi ve Peygamber sevgisi konusunda bilinçli olması gerektiğini dile getirmiş, Peygamber sevgisinin ve Allah sevgisinin ehemmiyetinin altını çizmiştir.

Prof. Dr. Fayda’nın,TevbeSuresi 24. ayet ile Allah sevgisinin yüceliğinden, Peygamber sevgisinin öneminden ve gerekliliğinden bahsetmesinin ardından sohbet noktalanmıştır.

Hazırlayan: Enis BİLİCİLER (Giriş 2)