19 Şubat 2026

MUSİKİMİZDE BİR LÜTUF: BEKİR SIDKI SEZGİN VE “GÖNÜL AKORDU”

KOCAV Divan Sohbetleri programında senenin son konukları Tanbûrî Çağatay Azkur ve Neyzen Erman Harun Karaduman oldu.

Vakfımız mezunlarından Av. Canset Yıldız’ın takdimiyle başlayan “Musikimizde Bir Lütuf: Bekir Sıdkı Sezgin” başlıklı programda, musıkî tarihimizin müstesna ismi Bekir Sıdkı Sezgin yad edildi. 26 Aralık 2025 Cuma akşamı Hacı Arif Bey Konağı Divan Salonu’nda düzenlenen sohbette, büyük üstadın hayatı, sanat anlayışı ve icra edilen eserleri gönülleri mest etti.

Annesinin Mirası ve İlk Meşk

Bekir Sıdkı Sezgin’in hem babasından aldığı dini eğitimi hem de annesinden aldığı klasik musıkî zevkini harmanlayan bir deha olduğunu belirten Çağatay Azkur, Hoca’nın çocukluğundaki o özel dönemi şu sözlerle anlattı: “Bekir Hoca 5 yaşındayken Kur’an’ı hatmetmiş. Bir yandan babasından dini musıkî formları meşkederken, bir yandan da annesinden Türk musıkîsi eserleri meşketmeye başlamış. 10 yaşına geldiğinde kendisinin ifadesi; ‘artık toplumun karşısında ben bir şarkıyı yetişmiş bir sanatkâr gibi okuyabiliyordum’ diyor.” Bu hatıranın ardından, Hoca’nın annesinden meşk ettiği ilk eser olan “Derdimi ummana döktüm, asümana inledim” icra edildi.

Necdet Yaşar ve İzmir Yılları

Sohbetin ilginç anlarından biri, Bekir Sıdkı Sezgin’in büyük tanburi Necdet Yaşar ile tanışma hikayesiydi. Henüz genç bir müzisyenken, İzmir’e konsere gelen Necdet Yaşar’ı kaldığı otelde ziyaret eden Sezgin’in cesareti ve yeteneği, o gün temelleri atılan kadim bir dostluğa kapı aralamıştır. Necdet Yaşar’ın, genç Sezgin’in sesini duyar duymaz istirahatini bozup toparlanarak, “Dur, ben seni böyle dinleyemem” demesi, üstün yeteneğe duyulan saygının en zarif örneği olarak aktarıldı. Bu hatıranın ardından ikili, o dönemin ruhunu yansıtan eserlerle geceye devam etti.

“Gönül Akordunu Tutmadan Müzik Olmaz”

Bekir Sıdkı Sezgin’in mükemmeliyetçiliğine ve müzisyen arkadaşlarıyla (Niyazi Sayın, Necdet Yaşar) olan uyumuna dikkat çekilen sohbette, “akort” kavramının mecazi tarafına da değinen Erman Harun Karaduman, bu derin bağı şu cümlelerle özetledi: “Neden iyi müzik yapamıyoruz? Bir mandalı indirdim, bir mandalı kaldırdım… Böyle olmuyor müzik. Bu adamları büyük yapan beraber vakit geçirmeleri. Gönül akordunu tutmadan kimseyle yan yana oturamazsınız.”

Son Kayıt: “Bahar Bitti Güz Bitti”

Programın kapanışı, icra edilen “Bahar bitti güz bitti” eseriyle yapıldı. Bekir Sıdkı Sezgin’in radyo kayıtlarında okuduğu son eser olması hasebiyle “faniliğe” ve “vedaya” manidar bir atıf taşıyan bu şarkı, gecenin son şarkısı olarak kaldı.

Saz ve sözün iç içe geçtiği, dinleyicilerin de zaman zaman eserlere eşlik ettiği bu unutulmaz Divan Sohbeti, Süleymaniye manzarasında çekilen aile fotoğrafı ile sona erdi.

Haber ve Fotoğraflar

Yusuf TANRIVERDİ – İhtisas 1