13 Temmuz 2024

Prof. Dr. Yümni Sezen- 14/01/2023

Osmanlı’dan Cumhuriyete Geçiş

KOCAV, alanında uzman kişilerin bilgilerini dinleyicilerin istifadesine sunduğu toplantıları yeni dönemde tertip ettiği Konferans-Panel-Açık Oturum dizisiyle Cumhuriyet’in 100. Yılı dolayısıyla Cumhuriyete atfetti. Bu vesileyle yüzüncü yılın ilk programı da “100.Yılında Cumhuriyet: Dün-Bugün-Yarın” üst başlığıyla düzenlendi. “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Geçiş” konulu konferansın 14 Ocak 2023 tarihindeki konuğu emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yümni Sezen olurken programın yönlendiriciliğini Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Akif Okur gerçekleştirdi. Programa geçilmeden önce geçmiş değerlere olan vefamızın diri tutulması maksadıyla dinleyenlere her yıl olduğu gibi bu dönem de Ahde Vefa konuşması sunuldu. Cumhuriyet’e uzanan süreçte adeta bir kilometre taşı teşkil eden Vatan Şairi Namık Kemal oldu. Osmanlı’nın değerlerinden olan büyük şairin anılmasının akabinde Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Geçiş konferansı başladı. Bu geçişi yorumlamak için “Hümanizm ve Türkiye” adlı kitabının önemli yerlerine değinen Prof. Dr. Yümni Sezen, konuşmasına bu geçişin içeriğindeki üç farklı kavram ve bunların arasındaki ilişkiden söz ederek başladı.

Hümanizm Kavramı: Batı ve Osmanlı’da Hümanizm

Prof. Dr. Yümni Sezen, hümanizm kavramını tanımlayarak hümanizmin her şeyin tepesine insanı koyan bir felsefi akım, her şeyi insanla yorumlayan bakış açısına sahip olduğunu belirtti. Hümanizmin Batı’da doğduğuna değinen Yümni Sezen, aynı zamanda hümanizmin Rönesans ve Reform’a hâkim olan bir anlayışa sahip olduğunu söyleyerek ekledi, “Bu akım Avrupa’da ve Osmanlı’da sosyolojik olarak başarılı olamamış tarihe mal olan bir bakış açısı, felsefi akım olarak kalmıştır.” Sezen bunun nedeninin ise; Batı’nın anlayışında da tanrı, İsa, din, kilise gibi unsurların varlığına rağmen hümanizmin o gün için birçok felsefeyi ve ideolojiyi etkilemesi olduğuna işaret etti. Bu türde bir ideoloji şeklinde ortaya çıkan hümanizmin Osmanlı’nın son dönemleriyle birlikte Cumhuriyet’e öncülük eden kurucu aydınları da etkilediğini belirtti. Prof. Dr. Yümni Sezen, her şeyi insana bağlayan bu felsefenin Cumhuriyet devrimlerini etkilemesine rağmen tam anlamıyla bir başarıya ulaşamadığını da ekledi. Zira Osmanlı’dan Cumhuriyete geçiş döneminde sosyolojik bir realite olarak kalan unsurların milliyetçilik ve İslamiyetolduğunu ifade etti.

Osmanlı ve Sistem Sorunu

Prof. Dr. Yümni Sezen; konuşmanın devamında Osmanlı’da iki temel soruna dikkat çekerken bunlardan birini sistemsel sorunlar, diğerini ise eğitim olarak gösterdi. Osmanlı’daki temel sistemsel sorunlara değinerek bunlara örnek olarak devletin imparatorluk yolunda ilerlerken millet devletinden ziyade devşirme yönteminin benimsemiş olmasını işaret ederek ekledi, “Bunları açacak olursak başta tabi ki askeri sistemimizi üzerine kurduğumuz yeniçeriler geliyor. Bunlar belli bir yaştan sonra yani kendilerini bildikleri dönemde ailelerinden alınan çocuklar müslümanlaştırılıp Türk ailelerin yanına veriliyordu. Bazıları ise Enderun mektebine gönderilerek devletin üst kademelerinde görevli oluyorlardı. Cariyeleri de bu şekilde Müslümanlaştırılıp padişahlarla evlendirilen sistemde her devşirme sultanın kendi çocuğunu padişah etme çabası devletin yönetiminde büyük sorunlar çıkarmıştır.”

Eğitimde ise geri kalmış bir Osmanlı’ya dikkat çeken Yümni Sezen, özellikle fen bilimleri derslerinin medreselerden kaldırılmasıyla eskiden yetişen büyük bilim adamlarının artık yetişmediğini vurgulayarak Osmanlı’nın son döneminde Batı’ya özenen tavırların ve yenilik adımlarının hızlandığını dile getirdi. Buna örnek olarak ise Sezen, tıbbiyenin Fransızca eğitime başlamasını göstererek bu sürece ilişkin detaylı açıklamalarda bulundu.

Devrim ve Atatürk İnkılapları

Konuşmasının devamında Prof. Dr. Yümni Sezen bu kez inkılâp kelimesinin Türkçe karşılığı olarak gördüğü devrim kelimesini tanımladı. Daha sonra İslamiyet’in en büyük devrimlerden biri olduğunu dile getiren Sezen, buna örnek olarak da kadına verilen değeri ve kölelik sistemini kaldırmasını göstererek İslam’ın bu sisteme karşı bir metot ve hukuk sistemi geliştirdiğini ifade etti. Atatürk inkılaplarının ise aslında bizatihi İslamiyet’i hedef almadığını, Müslümanların İslami anlayış adı altında gerçekleştirdikleri cahiliye devri alametlerini hedef aldığının altını çizdi. Atatürk’ün dinin istismar edilmesinden şikâyet ettiğini vurgulayan Yümni Sezen, onun getirdiği Diyanet İşleri Teşkilatı ile de dini koruma maksadını güden bir sistem ve düzene bağlamaya çalıştığını aktardı. Cemaat ve tarikatların bugün bile kendi içlerinde çatıştıklarını altına çizerken, aslında Atatürk’ün bu sistemi getirerek dine ne kadar önem verdiğini açıkladı. Prof. Dr. Yümni Sezen, konuşmasının sonunda Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluş amacı ve Atatürk inkılâplarının önemini bir kez daha vurgulamak amacıyla o döneme hâkim olan atmosferden örnekler verdi. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecine ilişkin açıklamalarını bu minvaldeki örnekleriyle zengin kılan Yümni Sezen, Osmanlı’da kaybolan sistemin, milli kimlik ve mevcut olan zihniyet gerilmesinin bir devrimi çağırdığını söyleyerek sözlerini tamamladı.

Hazırlayan

Beyzanur KANDEMİR (İhtisas 2)

Yunus Emre ÇETİNKAYA (Gelişme 2)

Prof. Dr. Mehmet Akif Okur- Prof. Dr. Yümni Sezen
Prof. Dr. Yümni Sezen