22 Şubat 2024

Hunlar ve Türk Devlet Felsefesi

KOCAV Divan Sohbetleri’ndepost sahibi Doç. Dr. Fatih Mehmet Sancaktar,konuğu ise İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü Dr.Öğr. Üyesi Ali Ahmetbeyoğluidi. Sohbete, Hunların başlatmış olduğu kavimler göçü ile giriş yapan Dr. Öğr. ÜyesiAhmetbeyoğlu, “Batı dünyasının da temellerinde Hunlarla birlikte başlayan tarihi serüven (kavimler göçü) büyük önem taşır” tespitinde bulundu. Avrupa’ya gidişin tesadüfi olmadığını bilakis iyi etüt edilmiş bir karar olduğunu ifade eden Dr. Öğr. ÜyesiAhmetbeyoğlu, “En başında iktisadi zenginlik var. Ot çeşidi bile fazla. Elbette karşıdaki devletlerin gücü de etkili bu kararda” dedi.

Tekâmülün Şartı

Attila döneminde meydan etrafında şekillenen şehirlerden söz edilmeye başlandığını aktaran Dr. Öğr. ÜyesiAhmetbeyoğlu, o coğrafyada gelişme gösteren Hunların diğer topluluklardan aldıklarını kendi değerleriyle birleştirdiğini ve tekâmülün de ancak bu sayede elde edilebileceğini vurguladı.

Daha sonra Batı kaynaklarında geçen Hun tasvirlerinin tarihi gerçeklerle örtüşmekten çok batılı zihinlerin öteki algısı olduğunu belirten Dr. Öğr. ÜyesiAhmetbeyoğlu, bu konuda şehirlerin de herhangi bir Hun yağması izi taşımadığı örneğini verdi.Ardından Kaşgarlı Mahmud’un aktardığı “İl gider töre kalır” sözüne binaen hukuku olmayanın da medeniyet inşa edemeyeceğini, zamanın ruhunun töre ile mezcedilmesi ile tekâmülün devam edeceğini belirtti.

Devlet Adamı Kutsal Olamaz

“Türklerde il esastır. Devlet adamı değil. Devlet adamı ‘kut’lu olabilir ‘kutsal’ değil. Bunun altında kurallar bütünü değil, Türk devlet felsefesi yatar” sözleri ile önemli bir ayrıma dikkat çeken Dr. Öğr. ÜyesiAhmetbeyoğlu sözü daha sonra katılımcılardan Gökhan Yılmaz’a verdi.

“Kut sadece siyasi iktidar sahibi değildir. Kül Tigin annesinin de kut sahibi olduğu söylenir Orhun Yazıtlarında. Erdem ve töre ilişkisinde kut önemlidir. Kut sadece yöneticide olmaz. Kut her şeye gelir ve onu tamam hale getirir, ideal kılar. Kutu töre belirler. Herkesin kut ile münasebeti farklıdır. Yani erdemlerine göredir. Tüccar cömert olur, bey cesur, hükümdar temelde adalet olmak üzere her erdemden nasibini almıştır.” sözleri ile Yılmaz, kut konusundaki bilinmesi gerekenleri özetledi.

Dr. Öğr. ÜyesiAhmetbeyoğlu, Türk tarihinde aslında her şeyin temelinde hükümdar olmadığını belirterek, “Örneğin aslında Metehan Türk devlet aklının bir sonucudur. Yoksa fevri bir hareket olarak yorumlamak pek sağlıklı olmaz. Bizde XIV. Louis’nin ‘Devlet benim’ dediği gibi bir durum yok. Bizde devlet ayrı devlet adamı ayrıdır.” dedi. Keyifli sohbet soru cevap faslı ardından hatıra fotoğrafı ile son buldu.

Ömer BOLAT (İhtisas 2)