23 Nisan 2024

Hakan Güldağ İle “Küresel ve Yerel Ekonomilerde Son Gelişmeler”

Öğrencilerin gelecek planlarında destek sağlayan ve iş dünyasıyla bir araya getiren KOCAV Kariyer Geliştirme Merkezi (KOCAV KAGEM), 2021 yılının ilk programını, 13 Şubat 2021 tarihinde gerçekleştirildi. KOCAV TV Youtube kanalında gerçekleştirilen KOCAV KAGEM Ekonomi Sohbetleri’ne Dünya Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ konuk edildi. “Küresel ve Yerel Ekonomilerde Son Gelişmeler” ana başlığında gerçekleştirilen sohbette küresel salgın sürecinde ve sonrasında dünyanın nasıl etkilendiği ele alındı.

KOCAV KAGEM Başkanı, Vakıf Meclisi ve Mütevelli Heyeti Üyemiz Üzeyir Doğan, salgın sürecinde yaşananların ne denli etkili olduğunu vurgulayarak kısa bir giriş konuşmasının ardından sözü Hakan Güldağ’a bıraktı.

Güldağ, konuşmasına süreç içerisindeki yeni durumun getirilerini analiz ederek ve iyi temennilerde bulunarak başladı. Geleceğe yönelik, ekonomik ve toplumsal olarak yaşanan değişimlerin beraberinde ortaya çıkan düzenin karmaşasını açıkladı. Doğan’ın sorusu üzerine bugün salgının toplum nazarında aldığı kritik konuma değindi.

Yeni Bir Döneme Giriliyor

2021 yılına yeni bir yıl olarak girilmediğini belirterek, dünyanın büyük devletlerini de etkileyen süreçle yeni bir döneme girildiğini ve bunun sebepleri olarak teknolojik, sistemsel ve dijital gelişmeleri örnek gösterdi. Gelinen noktada artık dijitalleşme, sürdürebilirlik ve yaşanan değişikliklere önlemlerin oluşturacağı bir çerçevenin olacağını belirtti. Bugüne kadar yaşanan değişimlerin ve krizlerin neticelerinin iyi analiz edilmesi gerektiğini vurgulayarak, bugün Çin’in ekonomik olarak geldiği konumu örneğiyle beraber Amerika’da yaşandığı gibi dünyada yaşanması öngörülen diplomatik gelişmeleri açıkladı.

İçinde bulunulan durumun doğru bir şekilde anlaşılması için dünyada yaşanan değişikliklere dikkatli bir şekilde bakılması gerektiğini vurguladı. Gelecekte nüfus konusunda yaşanacak değişimler kadar büyük güçlerin egemenliklerini sağlayamamış olmalarının bir neticesi olarak bloklaşmaların olacağını söyledi. Bu sürecin Türkiye için de türbülans süreci olacağını belirterek, Türkiye’nin bu süreçte göz ardı edilemeyecek bir ülke olduğunu ancak politikalarında dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Sistemsel olarak, neo-liberalizmin kapitalist temellere zarar verdiği fikrinin yaygın olduğunu ifade etti. Çin’in takip ettiği politikalar için de “devlet kapitalizmi” diyerek süreç içerisinde etkili olan ülke örneklerinin de bu eksende olduğunu vurguladı.

Stratejik Unsur Teknoloji

Devletin sektör gelişmeleri üzerine etkisini vurgulayarak, devlet desteğiyle ortaya koyulabilecek başarıyı açıkladı. Devletin önayak olduğu ve sahip olunan bağların değerlendirilmesi hususunun üzerinde durarak üretimin önemini vurguladı. Ekonomik kavramların doğru değerlendirmesinin ve anlaşılmasının önemininaltını çizerek gelecek süreç içerisinde seyredilmesi gereken ve seyredilebilecek stratejileri paylaştı. Bu kapsamda Amerika, Rusya ve dünya üzerinde yaşanmış olayların örneklerini vererek, planların teknolojik temelde olması gerekliliğini savundu. Türkiye’nin köprü devleti ya da her şeyin yüzde biri olmaması gerekliliğini belirterek, merkez olmanın değerini açıkladı. Bunun için var olan sektörlerde teknolojik gelişmelerle yenilikler sunulması önerisinde bulundu.

Ekonomi Yeniliklerin Etrafında Şekillendirilmeli

Bugün gelinen durumda etkili olan gelişmelerin örneklendirildiği konuşmada, Türkiye’nin konumunun değerlendirmesine yönelik olarak da yorumlara kıyaslamalarla örnekler sunuldu. Geçmişte ülkelerin gelişmelerinin uzay alanında yaşanan gelişmeler beraberinde ölçüldüğünü ve uzay yarışı gibi bir sürecin olduğunu vurgulayan Güldağ, ekonomi anlayışının terminolojik olarak borsa etrafında değil yeniliklerin etrafında şekillendirilmesi gerekliliğini açıkladı.Konuşmasını örneklerle sürdüren Güldağ, bu aşamada otomotiv sektöründe yaşanan değişimleri yakalamak konusunda geri kalınmaması gerekliliğini belirterek “Nanoteknolojiyle üretilen ürünlere dünya kadar paralar ödüyoruz” diyerek takip edilmesi ve geliştirilmesi gereken alanı belirginleştirdi. Bu konuda Türkiye’nin sahip olduğu sektörlerde yapacağı birtakım değişim, gelişme ve reformun etkili olacağının altını çizdi.

Günümüzde ekonomik anlamda oluşturulan gündemle ilgili olarak Türkiye’nin gelecek dönemde IMF ile ilişkiler içine girmesi ihtimalini belirtilerek, yaşanan politikalardaki değişimi açıkladı. Bu konuda yaşanan değişimlerle ilgili verilen örneklerle beraber sürdürülebilirlik konusunda da etkili olacak fikirlerin konuşulduğunu vurguladı. Bundan sonraki süreç içerisinde de Türkiye’nin gelecekteki konumuyla ilgili umut var olunabileceğinin sebepleri ile paylaştı.

Ekonomi de Sabırlı Olunmalı

Seyircilerin ve sohbet yöneticisi Doğan’ın soruları çerçevesinde konuşmasını sürdüren Güldağ, gelecek dönem ekonomi politikaları ve faiz oranlarını değerlendirdi. Süreç içerisinde kazanmak gerekliliği sebebiyle bankaların takip ettiği faiz politikaları ve reel sektör ilişkilerini açıkladı. Bu kapsamda dövizdeki değişikliklerle beraber ters polarizasyon olması gerekliliğini daha açık bir hale getirerek açıkladı. Süreç içerisinde hammadde ve kaynak ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için eldeki paranın doğru kullanımının gerekliliğini vurgulayarak, yaşanan sıkışıklığın ne olduğunu anlattı. Bu süreç içerisinde seyredilmesi gereken ve seyredilebilecek politika önerilerinde bulundu. Katılım bankacılığı ve borsa ilişkilerinde de istikrar ihtiyacı sebebiyle ne yapılması gerektiğine dair fikirlerini sundu.

Gelecek dönem için Türkiye’nin de korkuyla ya da tedirginlikle yaklaşmasının genel olarak, sektörde ve toplumda, döviz ilgisinin artacağını belirtti. Takip edilecek olan politikaların önümüzdeki süreçte etkili olabilmesi için bugün birtakım kabullerle beraber hareket edilmesi gerektiğini savundu. Toplumsal olarak oluşacak etkinin doğru bir şekilde karşılanması ve sektörle devletin birlikte görev alması gerektiğini savunarak fikirlerini paylaşan Güldağ olası durumların değerlendirilebilmesi adına örnekler sundu.

“Sabırlı olunması gerekli” diyerek ekonomi anlayışının faiz, enflasyon ve borsadan ibaret olmaması gerekliliğinin üzerinde durdu.Sürecin kazanacağı durumla beraber yatırımcı ve üretici memnuniyetinin sağlanacağını belirtti. Sürdürülemez politikalarla ilgilenilmesinin oluşturduğu durgunluk vurgulanarak yaşanan değişimin maksadı ve çerçevesini paylaştılar. Yönetici Doğan’ın değerlendirmeleri ile KOCAV KAGEM Ekonomi Sohbeti sona erdi.

Hazırlayan

Burhan Kerem ÖZDEMİR (İhtisas 2)