18 Nisan 2024

Ekip Ruhu ile Kalemin İzinde Bir Bayrak Yarışı

KOCAV, salgın şartlarında dahi olağan dönem faaliyetlerine hız kesmeden devam ederken kurum içi eğitim faaliyeti altında düzenlediği Dergi Sohbetleri ile de her ay birbirinden değerli KOCAVlının tecrübesini öğrencileri ile buluşturuyor. Dergi Sohbetleri’nin 29 Mayıs 2021 tarihindeki konuğu, KOCAV Bülteni’ne emek vererek yetişmiş isimlerden ve Rengâhenk dergisi köşe yazarlarından Semin Özkan oldu. Özkan, KOCAV Bülteni ve Rengâhenk dergilerinin yayın kurulu üyeleri ile “Yazma Süreçleri” başlığı altında yazı kültürüne ve kendi yazma serüvenine ilişkin keyifli bir sohbet gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen sohbet ile genç kalemlerin, KOCAV çatısı altında sahip oldukları eşsiz imkânlar bir kez daha “Hilalin gölgesinde, kalemin izinde” istikametlerine ışık tutmuş oldu.

“Dergilerimiz Yazma Süreçlerimi Düzene Soktu”

Kendisinin okumaya ve yazmaya temayülünün erken yaşlarda başladığını belirten Özkan,yazmanın mucizevi bir reçetesi olmadığını, okuma ile gelişen bir faaliyet olduğunu söyleyerek sözlerine başladı. Yazmış olduğu herhangi bir yazının herhangi bir dergide yayımlanacak olmasının dahi kendisini ne kadar mutlu edeceğini düşünürken üniversite yıllarında yolunun KOCAV ile kesişmesinin yazım serüvenine katkı sağlayan oldukça büyük bir şans olduğunu belirtti. Özellikle KOCAV Bülteni’nde yazdığı haber yazılarının olayları kavrayarak aktarma kabiliyetini kazandırarak Rengâhenk dergisindeki yazı faaliyetini daha sağlıklı bir süreç haline getirdiğinin altını çizdi. Zira KOCAV ailesinin aynı zamanda bir ekip olmasının en önemli sonuçlarından birisinin de aşağıdan başlayıp gelişerek yukarı seyreden süreçte bu birlikteliğin, devralanın tecrübelerini gelenlere devrederek adeta bir bayrak yarışı niteliğinde olduğunu belirterek bunun yazma disiplini ve tekâmülünü sağlanmasında büyük bir önem taşıdığını ifade etti.

“Düzenli Bir Çalışma İle Herkes Yazı Yazabilir”

Yazma faaliyetinin toplumumuzda bir grup entelektüelin tekelinde bir mesaiymiş gibi algılanmasına katılmadığını söyleyen Özkan, düzenli bir çalışma neticesinde pek çok kişinin bir şeyler üretmesinin olumsuz yanı olmayacağını belirtti. Düzenli çalışma yöntemlerine örnek olması anlamında ise günlük yaşantıda görülenlerin ve hissedilenlerin not alınarak bunların birikim oluşturabilmesinden bahseden Özkan, bu notlar ile zaman zaman gündemimize aldığımız meselelerin daha sonra araları doldurularak bu sayede birkaç yazının derlenmesine dahi imkân sunabileceğini söyledi. Konu bakımından sorun yaşanması halinde ise aslında her şeyin yazısının yazılabileceği ve hatta bazen “yazamamanın bile” bir metne konu teşkil edebileceği motivasyonuna dikkat çekerek sözlerine devam etti. Özkan, bu noktada yazma eyleminin sabit bir ilhamının bulunmadığını, dolayısıyla bir planlama çerçevesinde yapılan çalışmaların ve okumaların sağladığı birikim ile yazım sürecine atılan adımların oldukça nitelikli bir başlangıç sayılacağını ifade etti.

“KOCAV Ekip Ruhu Yazmaya Teşvik Ediyor”

Konuşmasının devamında Özkan, sürece dâhil olan yazı denemeleri açısından da bir değerlendirmede bulundu. Kendisine göre yazmanın yeterince “çöp” çıkarmaktan geçtiğini, yeterince deneme yapılsa dahi bazen yazının kendisine ulaşılamayabileceğini söylerken esasında bunun da gidilmekte olan yola asıl anlamını veren bir özellik olduğunun altını çizdi. Bu noktada Özkan’ın genç dinleyicilerin yazım maceralarına yönelik merakının bulunduğunu söylemesi üzerine dinleyiciler, kendi yazılarına ilişkin attıkları adımları, tecrübelerini ve kendilerinde önemli buldukları yönleri bazı eleştirilerle de ifade ederek paylaşımda bulundu.

Karşılıklı konuşmayla ilerleyen sohbet, katılımcıların yaptıkları katkılar ile de zenginleşerek devam ederken Özkan, çeşitli yazarların yazı süreçlerine ilişkin kaleme almış oldukları eserlerden ayrıca bahsederek dinleyicilere tavsiyelerde bulundu. Özkan konuşmasının sonunda ayrıca genç KOCAVlıların yazım faaliyetlerine ilişkin her konuda katkı sunup süreçlerine yardımcı olmak için hazır bulunduklarını ifade ederek KOCAV’da ekip ruhunun sabit olduğunun bir kez daha altını çizdi.

Hazırlayan:

Beyzanur KANDEMİR (Gelişme 1)